Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/14232 E. 2015/11397 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14232
KARAR NO : 2015/11397
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat …tarafından, davalılar … ve diğeri aleyhine 24/06/2005 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan … hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı … hakkındaki davanın reddine dair verilen 26/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan …’e karşı açılan davanın kabulüne, diğer davalı …’a karşı açılan davanın reddine hükmedilmiş; karar davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı …’in safra kesesi ameliyatı yapılırken 12 parmak bağırsağında oluşan kesi nedeniyle 10/03/2001 tarihinde vefat ettiğini ve bu sebeple davacı tarafça ölenin yakınlarına tazminat ödendiğini, …’in vefatının davalı doktorların kusurundan kaynaklandığını belirtilerek rücuen tazminat talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Dosya kapsamından, Yüksek Sağlık Şurası’nın 10775 sayılı kararıyla davalı Dr. …’in 2/8 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı Dr. …’ın da kusurlu olduğunun belirtildiği ancak kusur oranının belirlenmediği görülmüştür. Mahkemece, eldeki davada üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 28/01/2013 tarihli raporda ise, davalı Dr. …’in oran belirtilmeden kusurlu olduğunun belirlendiği; Dr. …’ın ise kusurunun olmadığının mütaala edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında: Dosyada bulunan raporların birbiriyle çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalıların kusur durumları usulüne uygun olarak tespit ettirilmemiştir. Şu durumda, dosyanın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek davalıların kusurlu olup olmadıkları, kusurlu iseler kusur oranları belirlenerek; kusurları oranında tazminattan sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken, çelişkili raporlar arasındaki mübayenet giderilmeden eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş; kararın, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının ve davalılardan …’in diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.