YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3414
KARAR NO : 2017/5693
KARAR TARİHİ : 12.09.2017
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ölüm aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında, davanın yasal dayanaklarından 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 66/1-c maddesi gereğince, hakkı doğuran olayın gerçekleştiği tarih (08.04.2004) nazarında askerlik borçlanmasının yapılabileceği ve ölüm aylığı bağlanması için davacının hizmet birleştirilmesine zorlanamayacağı belirtilmiş olmasına karşılık, mahkemece, 1479 ve 506 sayılı Yasalar kapsamındaki toplam 807 sigortalılık süresi dikkate alınarak, 900 günde eksik olan kısmını askerlik süresini borçlanmak suretiyle tamamlayabileceğine karar verilmek suretiyle bozma içeriğine aykırı karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı murisinin 1479 sayılı Yasa kapsamında 459 gün, 506 sayılı Yasa kapsamında 348 gün hizmeti olduğu, her bir yasa kapsamında geçen hizmet ile askerlik süresi birleştirilmek suretiyle (hizmet birleştirmesi yapılmaksızın) ilgili yasalardaki şartların değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer taraftan, mahkemece her ne kadar, “a) 5 Yıldan beri 506 sayılı yasa kapsamında sigortalı olan ölenin 1479 ve 506 sayılı Yasalara tabi toplam 807 gün sigortalı hizmeti dışında ölüm aylığı bağlanma koşullarından olan 900 günde eksik olan kısmını askerlik süresini borçlanmak suretiyle tamamlayabileceğine, Eksik olan süre karşılığı askerlik süresini borçlanması ve tahakkuk etmiş olan prim borcunu ödedikten sonra ölüm aylığına hak kazanabileceğinin tespitine, b) Kurum işleminin iptali gerektiğinin tespitine, c) Davacının ölüm Aylığı Bağlanması ile ilgili talebinin Henüz Borçlanılmış Bir Hizmet Bulunmadığından Talebinin reddine” şeklinde hüküm kurulmuş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesinde; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde
gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, hüküm, davanın açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre tesis edilen bir karar olup Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün olmadığından, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.