Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/17278 E. 2017/29220 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17278
KARAR NO : 2017/29220
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı, asıl işveren olan davalı şirkette değişen alt işveren şirketler nezdinde arıza bakım-onarım teknisyeni olarak işe başladığını, iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini, işe başlarken 200,00 TL yol, 300,00 TL yemek yardımı yapılacağının belirtildiğini iddia ederek, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik ücret alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Taraflar arasında davacının yol ve yemek alacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı asıl işveren …’ın cevap dilekçesiyle birlikte bir kısım alt işverenlere davanın ihbar edilmesi için talepte bulunmuş olmasına karşın, talep gereğince herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 61. ve devamı maddelerine göre,taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde 3.kişiye rücu edeceğini ve kendisine rücu edilebileceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı 3.kişiye ihbar edebilir.
İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.
Müdahale talebinde bulunan 3.kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3.kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.
6100 sayılı HMK’nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında mahkemece, davalı asıl işverenin, davanın ihbarını talep ettiği bir kısım taşeron şirketler ile ilgili olarak ihbar dilekçesinin tebliğ edilmeksizin ya da tebliğ edildiğine dair tebligat parçaları dosyaya alınmaksızın ve özellikle de davalı şirket vekilinin ihbar dilekçelerinin dönüşünün beklenilmesini talep etmesine rağmen ara kararı ile ihbar dilekçelerinin eksiksiz olarak tüm alt işverenlere tebliği dahi beklenmeksizin karar verilmesi hatalıdır.
Yapılması gereken, ihbarı talep edilen tüm alt işveren şirketlere ihbar dilekçesi ve dava dilekçesinin tebliği sağlanarak ve tebliğ edildiğine dair tebligat parçaları eksiksiz dosyaya alınarak, ihbar edilen taşeron şirket/şirketlerin, sunmaları halinde beyan dilekçeleri ile varsa delilleri toplanmalı, ihbar olunan şirketlerin yargılamayı takip etmemeleri halinde ise asıl işveren olan davalı şirketin cevap dilekçesinde ve aşamalarda belirttiği üzere davacı işçiye ait özlük dosyası ile bordro gibi ödeme belgelerinin ve hizmet alım sözleşmelerinin birer suretlerinin söz konusu alt işveren şirketlerden müzekkere ile istenerek getirtilmeli, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak neticesine göre ve özellikle davacıya ödenen yol ve yemek ücretleri bulunmakta ise mahsup edilmek suretiyle, hüküm kurulması gerekirken eksik ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; davacının dava dilekçesinde kesintisiz olarak fesih tarihine kadar çalıştığını belirtmesine rağmen dosyaya sunulan hizmet döküm cetveli ve SGK kayıtlarından bu çalışmalarının kesintisiz olmadığı, buna rağmen bilirkişi tarafından talep edilen çalışma döneminde kesintisiz çalışmış gibi kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin hesaplandığı görülmüştür.
Davacı, yargılama sürecinde tanık dinletmemiş, resmi kayıtlarda kesintili gözüken dönemlerde de işyerinde çalışmasının sürdüğünü ispat edememiştir.
Hizmet süresi belirlenirken resmi kayıtlar olan hizmet döküm cetveli ve SGK kayıtları esas alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile talep edilen dönem kesintisiz çalışmış gibi kabul edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 19/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.