Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/3790 E. 2015/6439 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3790
KARAR NO : 2015/6439
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen onanmasına-kısmen bozulmasına dair Dairemizin 26.11.2014 gün ve 13058-23945 sayılı ilamıyla ilgili taraflarca karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece tefhim edilen kısa kararda, davalı kadın yararına 10.000 TL. maddi tazminat ödenmesine karar verildiği halde, gerekçeli kararda bu hususla ilgili hüküm kurulmaması suretiyle kısa ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık “diğer yönler incelenmeden” tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Bu durumda mahkeme kararının münhasıran bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekirken, ilk incelemede hüküm kısmen onanıp-kısmen bozulduğu anlaşılmakla, karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 26.11.2014 tarih ve 2013/13058 esas, 2014/23945 karar sayılı karanının tamamen kaldırılmasına, hükmün gösterilen sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442. maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 26.11.2014 tarihli 2013/13058 esas, 2014/23945 karar sayılı kısmen onama-kısmen bozma kararının tamamen kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, karar düzeltme harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.02.04.2015 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Hükmün boşanmaya ve velayete ilişkin bölümü, taraflarca temyiz edilmemiş, bu bölüm temyizin dışında tutulmuştur. Dolayısıyle boşanma kararı ve velayete ilişkin düzenleme temyiz süresinin bitmesiyle usulen kesinleşmiştir.
Daire hükmü, temyiz edilen bölümleri yönünden incelemiş, “maddi tazminat hususunda kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığına” işaret ederek, “bu hususta yeniden hüküm kurulmak” ve “davalı yararına da uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmek üzere” hükmü bozmuş, temyize konu edilen diğer bölümlerinin ise, tarafların o yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle onanmasına karar vermiştir.
Bu karara karşı taraflar karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
Sayın çoğunluk, maddi tazminatla ilgili olarak kısa kararla, gerekçeli karar arasında yaratılan çelişkinin hükmün tamamını sakatlayacağını kabul ederek, 10.4.1992 tarihli 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararından hareketle, kısmen onama ve kısmen bozmaya dair kararı bütünüyle kaldırıp, yerel mahkeme kararını (temyiz edilmemiş kısımları dahil) “yeniden hüküm tesis edilmek üzere” tamamen bozmaktadır.
Oysa, kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki, sadece maddi tazminat konusundadır. Çelişki hangi hususa ilişkin ise, o hususta bozma yapılmasında esas itibarıyla bir yanlışlık bulunmamaktadır. Sadece maddi tazminat konusunda çelişki yaratılmış olması, hükmün temyiz edilmemiş olan (temyiz talebinin dışında tutulan) yönlerini etkilememelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun hükmün tamamını bozan kararına iştirak etmiyorum.
Öte yandan, karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan incelemede; mahkemece, 20.2.2014 tarihli oturumda kararın tefhim edildiği, tefhim edilen bu kararda davalı yararına maddi tazminata hükmedilmiş olduğu görülmüş, 6.3.2014 tarihinde yazılan gerekçeli kararda bu husus yer almamıştır. Ne var ki gerekçeli kararın yazımından sonra yerel mahkemece 24.3.2014 tarihinde “Uyap Uygulamaları Düzeltme Talep Formu” düzenlenerek, gerekçeli karar Uyap ortamından tamamen silinmiş, yeniden “maddi tazminatla ilgili eksiklik giderilmiş olarak” gerekçeli karar tanzim edilmiş olduğu görülmektedir. Ancak silinen gerekçeli karar, dava dosyası içinde kaldığından temyiz incelemesi dosyada kalmış olan karar esas alınarak yapılmış, doğal olarak maddi tazminatla ilgili çelişkiden de hüküm bozulmuştur. Gerekçeli kararın yazılıp ve imzalanmasından sonra yukarıda belirtilen şekilde “düzeltme talep formu” düzenlenerek elektronik ortam(UYAP)daki kararın silinip yeniden gerekçeli karar oluşturulması esas itibarıyla usul ve kanuna aykırı ise de, UYAP ortamında önceki gerekçeli karar silinip tamamen yok edildiğine ve “çelişkiyi giderecek şekilde” yeni gerekçeli karar oluşturulduğuna, yeniden düzenlenen gerekçeli kararda çelişki kalkmış olduğuna göre, artık maddi tazminatla, ilgili çelişkiden bozma yapılmış olmasının pratik bir faydası da kalmamıştır. Bu bakımdan maddi tazminatla ilgili “kısa karar gerekçeli karar çelişkisine” dayanan bir bozma kararı yukarıdaki açıklamalar karşısında artık dayanağını yitirmiştir. Bu itibarla Dairemizin bu husustaki bozma kararının kaldırılmasına, maddi tazminatın esasına ilişkin karar düzeltme sebebi ile tarafların diğer yönlere ilişkin karar düzeltme taleplerinin esasının incelenmesine karar verilmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.