YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17467
KARAR NO : 2014/13994
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın bir başka araçla yaptığı kaza sonucu hasarlandığını, kazanın davalıya ihbar edildiğini, ekspertiz raporunda araçta 14.829,79 TL hasar tespit edildiğini, müvekkilinin eksper raporunu kabul etmediğini, müvekkilince yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda 19.787,25 TL hasar belirlendiğini, aracın pertinin uygun bulunduğunu, 35.000 TL piyasa rayici, 13.000 TL sovtaj değeri tespit edildiğini, davalının zararı karşılamadığını belirterek 22.000 TL değer kaybının kaza tarihinden işleyecek ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının değer kaybını talep ettiğini, değer kaybının poliçe teminatında olmadığını, eksper raporu, araştırma raporu ve bilimsel teknik değerlendirme raporuna göre araçlardaki hasarların uyumsuz olduğunu, tespit raporunu hasar miktarını kabul etmediğini, uzman bilirkişi incelemesi ile gerçek zararın ve hasarlar arasında uyum olup olmadığının tespitinin gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, ticari faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 16.000 TL hasar bedelinin 21.12.2012 temerrüt tarihinden işleyecek ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacı talebinin kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin olmasına, dava dilekçesinde hasar bedeli yerine sehven değer kaybı isteniyormuş gibi yazılmasının sonuca etkili olmamasına, hasar bedelinin kasko sigortası teminatında bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko … sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından … şirketi aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 1427/2.maddesi hükmüne göre; … tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve herhalde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olur. Davaya konu trafik kazası, 6102 sayılı TTK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 4.12.2012 tarihinde meydana gelmiştir. Ekspertiz raporuna göre, riziko, 5.12.2012 tarihinde davalı … şirketine ihbar edilmiştir. Bu durumda mahkemece, riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 1427/2.maddesi hükmüne göre 5.12.2012 ihbar tarihinden 45 gün sonrasına isabet eden 20.01.2013 tarihinde davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi ihbar tarihine 15 gün ilave edilerek 21.12.2012 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değildir.
3-Davacı vekili, 22.000 TL alacağın davalıdan tazminini istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre dava 16.000 TL yönünden kısmen kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince, davacı taraf lehine kabul edilen 16.000 TL üzerinden 1.920 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi dava tamamen kabul edilmiş gibi 22.000 TL üzerinden hesaplanan 2.640 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
Ancak, yukarıda açıklanan yanılgıların giderilmesi kararın bozulmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … … A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “21.12.2012” tarihi ile hüküm fıkrasının 4.bendinde yazılı “2.640,00 TL” rakamının hüküm fıkrasından çıkartılarak hüküm fıkrasının 1.bendine “20.01.2013” tarihi ile 4.bendine de “1.920,00 TL” rakamının eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.