Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/468 E. 2015/4514 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/468
KARAR NO : 2015/4514
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/03/2014 tarih ve 2012/296-2014/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın gıda sektöründe faaliyette olduğunu, davalı idarenin açmış olduğu yemek pişirme ve 2008-2009 yılları arasında olmak üzere “ 2 yıl süreli malzemeli yemek pişirme, dağıtım ve bulaşık yıkama hizmet işi” ihalesine katılarak teklif verdiğini, ihale sonucunda işin dava dışı …Gıda ve Tem. Ürn. San. ve Tic. A.Ş. firması üzerinde kaldığını, ancak daha sonra bu firmanın ihale yasaklısı olması nedeniyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak geçici teminat mektubunun kendisine iade olduğunu, müvekkilinin ikinci sırada uygun teklif veren olması sebebi ile ilgili belgeler ile sözleşme imzalamaya davet edildiğini, bu kapsamda 10/01/2008 tarihinde ilgili belgelerin tamamını davalı tarafa teslim ederek sözleşme imzalamaya gidildiğini; ancak daha sonra davalı tarafından müvekkilinin ihale tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Prim Borcu bulunduğunun kendilerine tespit olunduğundan bahisle sözleşmenin imzalanamayacağının ve teminat mektubunun paraya çevrileceği ve ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verileceği yolunda ihtarname gönderildiğini, SSK resmi belgesine göre ihale tarihi olan 16/01/2007 tarihi itibariyle müvekkilinin prim borcunun olmadığını, ihale tarihi itibariyle SSK prim borcu olduğu kabul olunsa dahi, … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin verdiği iflas erteleme yolundaki ihtiyati tedbir kararında; 6183 sayılı Kanun da dâhil olmak üzere tüm takiplerin duracağının açıkça yazıldığını ve söz konusu kararın kuruma sunulduğunu, iflas erteleme yolunda verilen tedbir kararı karşısında davalı idarenin müvekkilinin SGK prim borcu olduğu yolunda değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, davalı idarenin ihale evraklarının süresinde teslim edilmediği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, yine Kamu İhale Kanunu’nun 44. maddesine göre davalının ancak ikinci en iyi teklif sahibi istekli ile sözleşme imzalayabileceğini, üçüncü iyi teklif veren firma ile sözleşme imzalama hak ve yetkisinin bulunmadığını ve bu kapsamda sözleşme imzalayarak kanunun açık hükmüne aykırı hareket ettiğini, sözleşmenin haksız sebepli imzalanmaması nedeniyle müvekkilinin büyük zararlara uğradığını, bu sözleşmenin yapılması ümidiyle başka iş alınmadığını, teminat mektubunun
nakde çevrilmesi çabası nedeniyle yeni teminat mektubu alınamaması sonucu yeni ihalelere giremediğini, teminat mektubunun iade edilmemesi nedeniyle banka komisyonları ödendiğini ileri sürerek, müspet ve menfi tüm zararları ve yaptığı masraflara karşılık şimdilik dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte 7.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, 120.000,00 TL bedelli teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, tazminat talebini 257.325,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ihale uhdesinde kalan dava dışı firmanın ihalelere katılmaktan yasaklandığının tespiti üzerine firma teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak ihaleye katılan diğer tekliflerin değerlendirilmesi ile ekonomik açıdan en avantajlı teklif veren davacı ile sözleşme imzalanmak üzere davet olunduğunu, davacı şirketin 10/01/2008 tarihinde idareye verdiği dilekçe ile Kamu İhale Kanunu’nun 10. maddesinin a, b, d, e ve g bentlerinde sayılan durumlarda olmadığına dair belgeleri sunduğunu; ancak davacı tarafın kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığını gösterir belge için sunduğu 08/01/2008 tarihli ihalelere katılmak için e-borcu yoktur belgesinde ihale tarihi itibariyle sosyal güvenlik borcunun bulunduğunun anlaşıldığı ve bu kapsamda sözleşme imzalanmayarak, geçici teminatının gelir kaydedildiğini, davacı tarafın SSK İl Müdürlüğü’nden alınan resmi yazının faks yoluyla gönderildiğini, ayrıca bu belgenin incelendiğinde ilişiksiz belgesi niteliğinde bulunmadığını bu nedenle kanunun aradığı şartları taşıyan bir belge olmadığını, … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin verdiği iflas erteleme yolunda tedbir kararının davacı şirketin prim borcu olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını sadece bu borçlardan dolayı bir süre için takibe geçilmesinin engellendiğini, ihale sonucunda dava dışı bir şirketle sözleşme yapılmasının iş bu davanın konusu olmadığını hukuka aykırı olduğu kanaatinde ise ihalenin iptali için Kamu İhale Kurumu’na başvurabileceğini, davacının sözleşme kapmasında uğradığını belirttiği zararların tamamı ile farazi ve varsayımlara dayandığını, somut bir zararı ihtiva etmediğini kaldı ki aslında sözleşmenin imzalanmamasından ötürü davalı idarenin zarara uğradığını ve söz konusu geçici teminatın ihalenin gecikmesinden ötürü uğranılan zararların karşılanmasına yönelik zararın teminatı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, iflas idaresi vekilinin beyanı ve ibraz edilen tasdikli toplantı tutanağına göre, ikinci alacaklılar toplantısının 29/03/2011 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından durma kararı verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, dava konusu ihale sözleşmenin imzalanması yönündeki davetin son tarihinin 14/01/2008 tarihi olmasına rağmen davalı idarenin 10/01/2008 tarihinde sözleşme yapma süresinin sona erdiği gerekçesi ile davacının dilekçe ekinde sunduğu belgeleri yeterli bulmayarak sözleşme yapmadığı ve davacının 120.000,00 TL tutarlı geçici teminatının gelir kaydedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğu, davacı tarafın internet ortamındaki idareye sunmuş olduğu “e-borcu yoktur” belgesinde borcu olduğu görülmesine rağmen davacı tarafça SGK … İl Müdürlüğü’nden borcu yoktur yazısının bir faksını davalı idareye sunmuş olmakla birlikte ve ayrıca … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/12/2007 tarih ve 2007/805 E. sayılı geçici mahiyette ihtiyati tedbir kararı ile SGK prim borçlarının ertelenmiş olmasına rağmen davalı idarece ve konuya itibar edilmeyerek ihalenin başka istekli üzerinde sonuçlandırması nedeniyle davacı tarafın gelir kaybına sebep olunduğu, bu gelir kaybının ise, 264.325,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ihalenin kazanılmasına rağmen davalı kurum ile sözleşme yapılamaması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı … hakkında açılan davanın esasına girilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da, davacı tarafça açılan davanın, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadan önceki aşamada davalı kamu kurumunun yasal mevzuattan kaynaklanan hizmet kusuru hukuki sebebinden kaynaklandığı, adı geçen davalı hakkında açılan davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğu, bu nedenle davanın yargı yolu bakımından reddinin gerektiği dikkate alınmaksızın, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.