Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/1702 E. 2016/11178 K. 15.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1702
KARAR NO : 2016/11178
KARAR TARİHİ : 15.12.2016

….

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Davacı, mirasbırakana ait 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların malik hanesinde Emin kızı Zeynep olarak yer alan kaydın soyadı “…” eklenmek suretiyle düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairece; “dava konusu taşınmazlardan 34, 35, 40 ve 41 sayılı parsellerin öncesi bir bütün olup dayanak tapu kayıtları; 31, 32, 33, 36, 37, 38 ve 39 sayılı parsellerin öncesi bir bütün olup dayanak tapu kayıtları revizyon alınarak tespit ve tescil edildiği, taşınmazlara revizyon alınan dayanak tapularda adı geçen “.. oğlu, .. karısı …” bu tapunun tedavüllerinden anlaşıldığı gibi payını müdahil .. ….’a satış yoluyla devrettiği, devredilen bu tapular taşınmazlara revizyon alındığı, taşınmazlara revizyon alınan “. . . . …” adına olup tedavül görmeyen Ağustos 1327 tarihli ve 16 numaralı dayanak tapu kaydı bulunmadığı, geldilerinin dosya arasına alınmadığı, davacının murisi olan “. kızı, . .’ın” kök nüfus kayıtlarının getirtilerek tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmesi gerektiği, yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığı kanaatine varılırsa davanın kabul edilmesi, aksi halde reddine karar verilmesi gerektiği …” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dayanak tapu kaydı ile kök nüfus kayıtları arasında davacının iddiası doğrultusunda bağlantı sağlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamından sonra dosyaya dahil edilen dava konusu taşınmazların dayanak tapu kaydı olan Ağustos 1327 tarihli ve 16 numaralı tapu kaydının iktisap kısmının yapılan çevirisinde; “ kırk adet itibariyle on adetten iki adedi … devleti vatandaşından Medine’nin torunu …. Efendi kızı ..”, 16 numaralı tapu kaydının geldisi olan 21 numaralı tapu kaydında ise “ekli tapu senediyle kullanıcısı ……. .. …’nın vefatından dolayı oğulları ….., …, kızı …” yazmaktadır.

./..

Öte yandan, Nüfus ve … Genel Müdürlüğü, davacı murisi …’in nüfus aile kütüğüne eşi ile birlikte 1825 tarihli nüfus yazımında tescil edildiği ve Zeynep’in kızlık kaydının yer aldığı ana baba kaydına ulaşılamadığı şeklinde cevap vermiştir.
Nüfus kayıtlarına ulaşılamaması sebebiyle davacının dayandığı, murisinin teyzesi …’ye ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1961/143 Esas, 1961/127 Karar sayılı veraset ilamının dosyasında, muris …’in annesinin kız kardeşi …
O hâlde, dayanak tapu kayıtları ve veraset ilamı birlikte değerlendirildiğinde, tapu maliki … ile davacı murisi …’in aynı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen tanık beyanları da bunu desteklemektedir…Hâl böyle olunca, kayıt malikinin davacının murisi … ile bağlantı kurulduğu saptanmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.