Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/6007 E. 2018/1219 K. 14.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6007
KARAR NO : 2018/1219
KARAR TARİHİ : 14.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, tüm sanıklar hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma ile sanık … hakkındaki ayrıca hırsızlık suçlarından kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın 15/05/2012 tarihinde hükmü temyiz ettikten sonra tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 17/07/2017 tarihli dilekçesinde “temyiz hakkımdan feragat ediyorum, dosyamın onaylanmasını istiyorum” şeklindeki beyanıyla sanığın açıkça temyizden vazgeçmesi nedeniyle sanığın temyiz talebinin REDDİNE,
2- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan TCK’nın 151/1 maddesinde belirtilen mala zarar verme suçu için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 13/03/2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanık … hakkındaki hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma, … hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
765 sayılı TCK’da tekerrür hükümleri cezada artırım nedeni olarak düzenlenip, 5237 sayılı TCK’da öngörülen mükerrirlere özgü infaz rejimi ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108. maddesinde koşullu salıverme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak öngörüldüğünden, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe olan ve infazı ilgilendiren bu hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı halde sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Yasa’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanık … hakkındaki hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1- Sanık …’un savunmasında, üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, sanık …’in savunmasında suç ortağının … olduğunu belirtmesi, 24/05/2004 tarihli ev arama tutanağının …’nin evinde yapılan arama sonucu tutulduğu, arama sırasında …’nin eşi … ve …’nin de hazır bulunduğu, UYAP tan yapılan araştırmada … ve … oğlu …’nin öldüğü ve eşinin adresinin ise arama tutanağında geçen adres olduğu anlaşılmakla, …’nin ölüp ölmediği tespit edildikten sonra …’nin eşi … ve oğlu … tanık olarak dinlenerek, 24/05/2004 tarihli arama tutanağının evlerinde yapılan arama sonucu mu tutulduğu, …’nın o adreste oturup oturmadığı kesin olarak belirlenip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,

2- Kabule göre de;
765 sayılı TCK’da tekerrür hükümleri cezada artırım nedeni olarak düzenlenip, 5237 sayılı TCK’da öngörülen mükerrirlere özgü infaz rejimi ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108. maddesinde koşullu salıverme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak öngörüldüğünden, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aleyhe olan ve infazı ilgilendiren bu hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı halde sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.