Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/5958 E. 2018/316 K. 17.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5958
KARAR NO : 2018/316
KARAR TARİHİ : 17.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, Ancak;
1) Katılan … hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 23.01.2013 tarihli raporda sağ ön kolda ulnar arter, sinir ve tendon kesisine neden olan yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun belirtildiği,… Devlet Hastanesi Adli Tıp Uzmanınca düzenlenen 02.06.2014 tarihli raporda aynı lezyonlara ilişkin bu sefer yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının belirtilmiş olması ve bu raporun hükme esas alınması karşısında suç vasfının tayini ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için katılana ait tüm tedavi evrakları Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek katılanın yaralanması nedeniyle yaşamını tehlikeye sokacak bir duruma maruz kalıp kalmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halde sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3) Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/2-b maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA; 17.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.