YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21282
KARAR NO : 2017/14320
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.09.2011 tarihinden itibaren davalı şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını, en son mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, davalı işverenin herhangi bir geçerli nedene dayanmaksızın iş akdini 01.02.2015 tarihinde feshettiğini belirterek, müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 12.01.2015 tarihinde yapılan kontrollerde son kullanma tarihi geçmiş bazı gıda tüketim ürünlerini reyonda satışa hazır bulundurduğunu, ayrıca 24.01.2015 tarihinde yapılan kontrollerde envanter sayım sonuçlarının şirketçe kabul edilebilir oranların çok üzerinde olduğunun tespit edildiğini, bu tarihten önce de bir kaç kez check hatası yaptığını ve envanter sayım sonuçlarının kabul edilebilir oranların üzerinde olduğunun tespit edildiğini, belirtilen sebeplerden ötürü, davacının görevlerini ihtar edilmesine rağmen yapmıyor oluşu göz önüne alındığında feshin son çare olma kuralı da gözetilerek iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; “toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 08.09.2011 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde çalışmaya başlayan ve en son mağaza sorumlusu olarak görev yapan davacının iş akdinin 28.01.2015 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiği, feshe gerekçe olarak 12.01.2015 tarihinde mağazada yapılan kontrolde son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satışa hazır bulundurulmasının ve 2014 yılı envanter oranlarının şirketçe kabul edilebilir oranların üzerinde olmasının gösterildiği, tanık beyanlarına göre envanter açıklarının iç ve dış hırsızlık ile malların zayi olması kaynaklı olabileceği, davalı şirket tarafından kabul edilebilir oran olarak belirlenen %1 oranının nasıl tespit edildiği hususunda dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, envanter oranlarına ilişkin sunulan listelerin bilgisayar ortamında tanzim edilmiş döküm listesi niteliğinde bulundukları, envanter açığının ne kadarının iç hırsızlık, ne kadarının dış hırsızlık, ne kadarının zayi kaynaklı olduğunun anlaşılamadığı, mağaza sorumlusu olan davacının personeli çıkışta kontrol etmek suretiyle iç hırsızlığı önleyebileceği düşünebilirse de, müşteriler tarafından gerçekleştirilen dış hırsızlık olaylarından ya da herhangi bir nedenle zayi olan mallardan neden sorumlu tutulması gerektiğinin anlaşılamadığı, davalı şirketin eşit davranma borcuna uygun davranıp davranmadığının tespiti bakımından istenilen bilgi ve belgelerin sunulmadığı, son kullanma tarihi geçmiş ürünü reyonda satışa hazır halde bulundurulmasının münferit bir eylem niteliğinde olması nedeniyle başlı başına fesih gerekçesi yapılamayacağı ve tüm bu nedenlerle feshin geçerli nedenle yapıldığı hususunun ispatlanamadığı ” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli yada haklı nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Diğer taraftan, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen 6 iş günlük nispi ve bir yıllık mutlak hak düşürücü süre aynı yasanın 25. maddesinde ki haklı nedenlerle bildirimsiz fesihlerde uygulanacak olup, 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen geçerli fesih hallerinde uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Kısaca 26. maddedeki hak düşürücü süre, işçinin 24. maddenin 2. fıkrasına ve işverenin 25. maddenin 2. fıkrasına dayanan fesihler yönünden aranmalıdır. Yoksa işverenin geçerli nedene dayanan fesihlerinde 26. maddede öngörülen hak düşürücü sürelerin işlemesi düşünülemez. Altı günlük hak düşürücü süre içinde fesih hakkı kullanılmadığı takdirde, fesih haksız hale gelir, ancak geçersiz hale gelmez.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının iş yerinde mağaza müdürü olarak görev yaptığı, görev süresi içeresinde mal sevkiyatı check hatası yaptığı, müteaddit defa envanter açığının şirketin belirlediği oranların üzerinde çıktığı, kasa sayımında ve çelik kasada açıklar çıktığı, rafta olmaması gereken son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin bulunduğu, bu işlemlerden mağaza sorumlusu olarak çalışan davacının sorumlu olduğu, yapılan hataların özellikle son tespit edilen 27.731,81 TL. envanter açığının davacının denetim eksikliğini ortaya koyduğu, bu tespit edilen hususların haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmamakla birlikte, davalı işverenden iş yerinde olumsuzluklara yol açan davacının iş akdini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’ nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Adli yardım nedeni ile alınmayan 31,40 TL. karar-ilam harcı ile 27,70 TL. Başvuru davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Davalının yaptığı 1.200,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 27.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.