Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/22231 E. 2017/25181 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22231
KARAR NO : 2017/25181
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Savunmasının Özeti:
Davalı … vekili; davacı ile bir hizmet akdi bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddini, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, taleplerin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Temizlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili; Zamanaşımı itirazlarının olduğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının alacağının olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde davacının dava dilekçesinde talep ettiği miktar dışındaki hafta tatili alacağının zamanaşımına uğradığının belirtildiği, ancak hüküm fıkrasında “davacının 100 TL hafta tatili alacağının dava tarihinden itibaren, kalan kısmına ıslah tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle, davalılardan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, gerekçede davacının ıslah edilen hafta tatili alacağının zamanaşımına uğradığı tespit edilmesine rağmen hüküm fıkrasında ıslah edilen miktarın da tahsiline karar verildiği anlaşılmakla, bu duruma göre gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki sebebiyle Mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.