Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/43418 E. 2017/25214 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43418
KARAR NO : 2017/25214
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, uzun süre önce davalı İzelman A.Ş. kadrosunda işe girdiğini, … A.Ş. bünyesinde istihdam ediliyor gözükse de gerek iş emri, gerek çalışma sahası, gerek özlük ve gerekse disiplin konusunda diğer davalı Belediyeye bağlı olarak çalıştığını, davalı Belediyenin kadrosunda olup da aynı işi yapan diğer işçilerden daha düşük ücret aldığını ve onların yararlandığı bir takım hak ve alacaklardan yararlanamadığını,… A.Ş. kadrosunda olması nedeniyle de üye olmak durumunda kaldığı sendika dolayısıyla tabi olduğu Toplu İş Sözleşmesinin, hak ve alacaklarının belirlenmesinde önem arz ettiğini, zira davalı … işçilerinin Belediye İş Sendikasıyla imzalanan Toplu İş Sözleşmesine tabi, kendisinin ise Genel İş Sendikası ile imzalanan Toplu İş Sözleşmesine tabi olmak durumunda kaldığını, bunun sonucunda da gerek ücret ve ekleri, fazla çalışma, hafta tatili, bayram tatili, ikramiye, ek ödemeler, üretim teşvik primi, risk sorumluluk zammı, vardiya tazminatı, iş güçlüğü zammı gibi haklardan aynı işi yapan Belediye işçileri yararlandığı halde kendisi ve … A.Ş. işçilerinin yararlanamadığını, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin hizmen alımına değil, eleman teminine ilişkin olması, dolayısıyla muvazaalı olması nedeniyle davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi mevcut olmadığının tespiti ile başından beri davalı … işçisi sayılmasına karar verilmesini belirterek; özel hukuktan kaynaklanan maaş ve diğer hak farklarını talep ve dava etme hakkını saklı tutarak davalıların arasındaki ilişkinin işçi temini olduğundan bahisle davalılardan …Büyükşehir Belediyesi çalışanı olduğunun tespitine karar verilmesini, ıslah dilekçesinde ise tespit talebi ile birlikte ayrıca ücret farkı alacağı, gece çalışma farkı alacağı, fazla çalışma ücret alacağı, genel tatil ücret alacağı, hafta tatili ücret alacağı olmak üzere her alacağı miktar olarak belirterek toplam 10.000,00 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, … Genel Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan davacının 09/11/1999-10/05/2007 tarihleri arası çalışmasından idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı ise muvazaa iddiasının doğru olmadığı ve zamanaşımı definde bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı … A.Ş. vekili, davacının muvazaa iddiasının doğru olmadığını, şirketin ayrı bir tüzel kişililği bulunduğunu, … ili genelinde otopark işletmeciliği, ana okulu ve etüt merkezi işletmeciliği gibi faaliyetlerinin yanı sıra kazandığı hizmet alım sözleşmeleri ile yüklenmiş olduğu başkaca işleri yürütmekte olduğunu, bünyesinde bulunan işçileri ihtiyaç doğrultusunda ve işçilerin de onayını almak suretiyle bu faaliyet alanları kapsamında farklı görevlerde çalıştırmakta olduğunu, davacının en son olarak davalı … tarafından açık ihale usulü ile yapılan hizmet alım ihalesi kapsamında Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığında şoför olarak görevlendirildiğini, davacının şirket içi atamaları, izin hakkının kullandırılması, disiplin işlemlerinin uygulanması, puantaj kayıtlarının tutulması, ücret ve diğer haklarının ödenmesi gibi bir iş ilişkisinde işverene ait her türlü yetkinin şirket tarafından kullanılmakta ve yükümlülüklerin de yine şirket tarafından yerine getirildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.Kararı davacı ve davalılar vekilleri temyiz etmiştir.Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığıdır.
Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 07/12/2015 ve 2015/29162 esas-24444 karar sayılı ilamında, yapılan incelemede, Mahkemece, Belediyenin 5393 sayılı Yasa hükümlerine göre asıl işini alt işverene verebileceği, davacının da bu tür işlerde çalıştığı, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin yasaya uygun olduğu kabul edilmişse de bu kabul eksik incelemeye dayandığı, dosyada toplanan delillere göre, davacının 1999 Mayıs 2007 tarihleri arasında … Genel Müdürlüğü bünyesinde şoför; Haziran-Aralık 2007 arasında İdari İşler Müdürlüğünde vasıfsız işçi, Şubat 2008-Ekim 2012 arası ise Kültürel ve Sosyal İşl. Müdürlüğünde şoför; Haziran-Ağustos 2013 arasında … A.Ş. şoförlük hizmetleri biriminde şoför ve son olarak 16/08/2013 tarihinden fesih tarihine kadar davalı … Belediyesi Kültür Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde şoför olarak çalıştığının anlaşıldığı, davalılar arasında 01/01/2012-30/09/2014 tarihleri arasında geçerli ve davalı Belediyenin Kültür, Sanat ve Bahçe Düzenlemesi Hizmetlerinde çalıştırılmak üzere personel hizmeti alımına ait sözleşme yapıldığı ve bu sözleşme kapsamında 150 vasıflı, 70 vasıfsız olmak üzere 220 işçi ile görüleceğinin düzenlendiğinin görüldüğü, dosyaya sunulan çeşitli tarihleri içeren yazışma örneklerinden davalı Belediyenin alt işveren olduğu savunulan diğer şirket işçilerine yönelik düzenlemeler içerdiği, davacı işçinin davalı Belediyenin çeşitli birimlerinde görevlendirildiği ya da sağlık sorunları nedeniyle bu birimlerden alınarak başka birimlere verilmesini içerdiği de anlaşılmış, son olarak tanık beyanları dikkate alındığında davalı …A.Ş. ile davalı Belediyenin aynı işi yapan işçileri olup yapılan iş, mesai saatleri ve çalışma şartlarının da aynı olduğu, aynı işçi yapan başka şirket işçilerinin de olduğu sonucuna varılarak davalılar arasındaki ilişkinin işçi temini olduğu ve muvazaaya dayandığının kabulü ile buna aykırı olarak verilen karar bu yönden bozmayı gerektirmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2015/29162 esas-24444 karar sayılı ilamı ve 20/03/2017 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı … A.Ş. ile davalı Belediyenin aynı işi yapan işçilerinin bulunması, yapılan iş, mesai saatleri ve çalışma saatlerinin aynı olması nedeni ile davalılar arasındaki ilişkinin hizmet alım ilişkisi niteliğinde olmadığı, yapılan ihalenin işçi teminine yönelik olduğu anlaşılmakla davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının başlangıçtan itibaren … Büyükşehir Belediyesinin işçisi sayılması gerektiğinin tespitine ancak Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı fark alacaklardan faydalanabilmesi icin Belediye İş Sendikasına üye olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediği anlaşıldığından fark alacaklar ile ilgili ıslah ile talep edilen alacaklar bakımından davanın reddine karar vermek gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasında ise davanın reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.Somut olayda davacı, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğundan bahisle müvekkilinin davalılardan … Büyükşehir Belediyesi çalışanı olduğunun tespitini dava dilekçesi ile talep etmiş, daha sonra vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile fark alacaklarını da talebine eklemiştir. Mahkemece yapılan değerlendirmede, davalı … A.Ş. ile davalı Belediyenin aynı işi yapan işçilerinin bulunması, yapılan iş, mesai saatleri ve çalışma saatlerinin aynı olması nedeni ile davalılar arasındaki ilişkinin hizmet alım ilişkisi niteliğinde olmadığı, yapılan ihalenin işçi teminine yönelik olduğu anlaşılmakla davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının başlangıçtan itibaren … Büyükşehir Belediyesinin işçisi sayılması gerektiğinin tespitine ancak Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı fark alacaklardan faydalanabilmesi icin Belediye İş Sendikasına üye olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediği anlaşıldığından fark alacaklar ile ilgili ıslah ile talep edilen alacaklar bakımından davanın reddine karar verildiğinin belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında bu gerekçeler ile çelişir şekilde hem tespit hem de alacak talebini de karşılar nitelikte davanın reddi yönünde karar verilmiştir. Bu durumda yapılacak iş mahkemece gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderilmesi olup bu nedenle mahkeme kararının bu yönü ile bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz talebinde bulunan taraflara iadesine, 20/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.