YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7858
KARAR NO : 2015/5378
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.10.2013 tarih ve 2008/35-2013/246 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … iflas idaresi vekili, davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.04.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı … (Temlik Alan) vekili Av. … ve davalılardan … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin yönetim kurulu üyeleri ve denetçisi olduklarını, görev yaptıkları süre içinde şirketin alacaklarını tahsil etmemeleri nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 7.538.108,53 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında … alacağı temlik almıştır.
Davalı … vekili ile … vekili ve davalı …, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların şirketin yönetim kurulu üyesi ve denetçisi olarak şirketin alacaklarını tahsil yoluna gitmemeleri nedeniyle şirketi zarara uğrattıkları, oluşan bu zarardan dolayı davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri, davalı … yönünden iflası nedeniyle alacağın kayıt kabüle dönüştüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalılar …,… ve …yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 7.538.108,53 T’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, davalı müflis … yönünden anılan bedelin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı… ile davalı … İflas İdaresi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, 6762 sayılı TTK’nın 341. maddesi uyarınca, davalı eski yöneticiler ve denetçi tarafından davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Somut olayda, davacı vekilince davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları süre içinde davacı şirketin kira alacaklarının ve şirket yöneticisine avans olarak verilen paranın tahsil edilmediği iddia edilmiş, mümeyyiz davalı … vekili ise müvekkilinin davacı şirketin ortağı veya çalışanı olmadığını, denetim kuruluna görevlendirildiğinden haberinin bulunmadığını, denetime ilişkin her hangi rapor hazırlamadığını, bu nedenle davacı şirketten hiçbir ücret ve benzeri para almadığını, dolayısı ile denetçi seçildiğinden haberi olmayan müvekkilinin iddia edilen zarardan bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Denetçi veya denetim kurulu üyeleri dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 347. maddesi hükmünde şirket genel kurulu tarafından en fazla 3 yıllığına seçileceği ve anılan maddenin son bendine göre de denetçinin aynı zamanda şirketin yönetim kurulu üyesi veya şirketin memuru olamayacağı düzenlenmiştir. Bunda amaç denetçinin şirketten bağımsız olarak hareket etmesini sağlamaktır. Denetçi ile şirket arasındaki ilişkinin niteliğinin ne olduğu konusunda kanunda her hangi açıklama olmadığı gibi doktrinde de bu hususta görüş birliği yoktur. Ancak doktrinde çoğunluk görüşü şirket ile denetçi arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesine benzer özel bir sözleşme olduğu yönündedir (Şirketler Hukuku, Prof. Dr. Sami Karahan 1. Baskı, syf 456 vd).
Denetçinin görevleri 6762 sayılı TTK’nın 343. ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, genel olarak denetçi, şirketin mali tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyetlerini inceleyip rapor hazırlamak ve gördüğü usulsüzlükleri genel kurula sunmakla görevlidir. Yaptığı görevin niteliği itibariyle şirket ve şirket yönetiminden bağımsız olarak çalışması gereken denetçinin genel kurul tarafından seçilmesi bir icap olup, denetçinin de bunu kabul etmesi halinde şirket ile denetçi arasında bir akdi ilişki kurulmuş olur. Bu kabul açık veya zımni (denetim raporu hazırlanmak, buna ilişkin şirket kayıtları üzerinde inceleme yapmak gibi) olabilir. Denetim kurulu üyeliğini kabul eden denetçinin kanun veya anasözleşme ile yüklendiği görevlerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı şirketin zarara uğraması halinde sorumluluğu da anılan Yasa’nın 359. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece, mümeyyiz davalı … vekilinin müvekkilinin denetçi seçildiğinden haberinin bulunmadığına ve bu görevi kabule ilişkin her hangi bir işlem yapmadığına yönelik savunması doğrultusunda her hangi bir araştırma yapılmadan doğrudan mümeyyiz davalının sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Oysa, mahkemece, mümeyyiz davalı …’ın denetçilik görevini kabul edip etmediğinin, bu göreve ilişkin her hangi bir işlem yapıp yapmadığının, buna yönelik şirketten bir ücret alıp almadığının araştırılarak, mümeyyiz davalının gerçekten şirket denetçisi olup olmadığının belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa ilişkin her hangi bir araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, … İflas İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı…’a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene davalı…’a iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 16.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.