Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/16938 E. 2017/19815 K. 28.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16938
KARAR NO : 2017/19815
KARAR TARİHİ : 28.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı temyizi yönünden,
Ödeme belgesi olarak dikkate alınan bir kısım evrakın, davacı aleyhine geçerli olup olmayacağı uyuşmazlık konusudur.
Dosya kapsamında, davalı tarafından ödeme belgesi olarak sunulan bir kısım belgenin üst kısmında bir takım açıklamalar bulunduğu, yapılan hesaplamada bu belgeler geçerli kabul edilerek ücret alacağından 990,10 TL, fazla mesai alacağından ise 2.528,17 TL mahsup edildiği anlaşılmaktadır. İlgili evrakların içeriğinin incelenmesinden, özellikle üst kısımlarında bulunan açıklamaların sonradan eklendiği kanaatini uyandırdığı, buna göre ilgili belgelere şüphe ile yaklaşılması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda, özellikle 2.528,17 TL nin ne şekilde tespit edildiği açıklanmadan, hesaplanan miktarlardan mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken, ilgili ödeme belgeleri içeriğini davacıya da sorarak araştırmak, gerekirse banka kayıtlarını getirtmek, kesin şekilde ödendiği anlaşılan miktarları mahsup etmektir. Bu araştırmalar yapılmadan ve mahsup edilen miktarın ne şekilde bulunduğu denetlemeye açık şekilde ortaya konulmadan eksik inceleme ile mahsup işlemi yapılması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı temyizi yönünden,
Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre dse fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İlgili açıklamalar hafta tatili alacağı bakımından da aynen geçerlidir.
Somut olayda; fazla mesai ve hafta alacağı konusunda, imzalı günlük çalışma kayıtları ve iki aylık puantaj belgeleri gözönünde bulundurulduğunda ve tanık beyanları dikkate alındığında, davacının haftada beş gün 08:30-18:30, cumartesi günü 08:30-15:00 saatleri arasında, ayrıca ayda iki hafta tatilinde çalıştığı kabul edilmeli ve bu kabullere göre hesaplama yapılmalıdır. Dosya kapsamına uygun olmayan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
4-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama hatalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Fazla mesai saatlerinin tespiti yapılırken, kabul edilen çalışma saatleri aralığına göre toplama hatası yapıldığı ve fazla miktarın hesaplanmasına yol açıldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 77. maddesi, gerekse 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesi uygulaması açısından, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri prime esas kazançlar içerisinde değerlendirilmelidir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, brüt tutarda hesaplanmış ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden, damga ve gelir vergisi kesintilerinin yapılmasıyla yetinilerek, alacakların net miktarı tespit edilmiştir. Mahkemece, hükümde bilirkişi raporunda belirtilen net tutarlar ifade edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere; ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri prime esas kazançlar içerisinde olup, işçi payına düşen sigorta prim kesintileri nazara alınmaksızın alacakların net tutarının belirlendiği hesaplamanın esas alınması hatalı olup bozma sebebi yapılmıştır.
Buna göre belirtilen hesap hataları giderilmeli, gerekirse başka bir bilirkişiden rapor alınarak hükme esas miktarlar, iş hukukunda geçerli kural ve ilkelere göre tespit edilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.