Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/9110 E. 2017/24065 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9110
KARAR NO : 2017/24065
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkiline ödenmediğini iddia ettiği asgari geçim indirimi, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.Aynı ispat kuralları ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı için de geçerlidir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, mevcut delil durumuna göre satış temsilcisi olarak çalıştığı anlaşılan davacının tek başına çalışması sebebi ile bu çalışması hakkında tanıkların kesin, şüpheden uzak ve hesaplamaya elverişli görgü ve bilgilerinin olamayacağı değerlendirilmiş, aksi kanaate varılması ihtimaline göre davacı tanık anlatımlarına göz önüne alınarak her iki alacak için hesaplama yapılmıştır. Ancak, dinlenen davacı tanıklarından …’nın da işverene karşı açılmış benzer nitelikte davası bulunduğu, diğer davacı tanığının ise işyerinin çalışma düzenini bilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus nazara alındığında, davalı tanık anlatımlarına değer verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak davalı tanık anlatımları ile dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilmeli ve söz konusu alacaklar hakkında karar verilmelidir. Hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna göre fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.