Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7532 E. 2015/4980 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7532
KARAR NO : 2015/4980
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2014 tarih ve 2011/241-2014/256 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı… Tic. Ltd. Şti.’ne ait bir kısım hisseleri davalıdan devraldıklarını, davalının şirket ortağı olduğu dönemle ilgili olarak vergi incelemesi sonucu çıkarılan vergi borçlarının ödendiğini, hisse devir sözleşmesine göre 19/11/2005 tarihine kadar şirketin borçlarından davalının bizzat sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile artırılan 65.617,07 TL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olan vergi borçlarının müvekkiline ait bir borç olmadığını, şirketin kurum kazancı nedeniyle doğan vergi borcu olduğunu, bu borçtan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacılardan …’ın 19/12/2005 tarihli hisse devir sözleşmesine istinaden 19/11/2005 tarihinden önceki döneme ait vergi borcunu 2009 ve 2010 yıllarında ödediği, anılan davacının payı ve talep dikkate alındığında 65.616,07 TL’sinden davalının sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davacı … tarafından davalı hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davacının açmış olduğu davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacılardan … ile davalı arasında yapılan hisse devir sözleşmesine dayalı olarak ödenen dava dışı şirkete ait vergi borcunun devreden davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile devreden davacı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacılardan … ile davalı arasında yapılan ve davaya dayanak yapılan hisse devir sözleşmesi devre konu paya bağlı olarak mali ve hukuki sorumluluğu düzenlemekte olup, dava konusu ödenen vergi borcunun ise dava dışı şirkete ait bir borç olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Esasen kendi borcunu ödeyen şirketin dahi bu miktarın tahsili için ortağına müracaat edemeyeceği de kuşkusuzdur.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece ödenen vergi borcunun dava dışı şirkete ait bir borç olduğu ve borcun da şirket adına ödenmesi karşısında devreden davalının sorumluluğunun bulunmadığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, davacılardan …’ın hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gözetilerek mahkemece davanın bu davacı yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle dahi davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itiralarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün,davalı yararına BOZULMASINA,(3)numaralı bentte açıklanan nedenlerle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.