YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/173
KARAR NO : 2015/4501
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2014 tarih ve 2014/150-2014/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili ve eşi tarafından iki ortaklı bir aile şirketi olarak kurulduğunu,şirket müdürlüğüne ilk 20 yıl için müvekkilinin atandığını, daha sonra müvekkili ile eşinin şirketteki tüm hisselerini 02.04.2008 tarihinde devrederek şirket ortaklığından ayrıldıklarını, bunun doğal sonucu olarak müvekkilinin şirket müdürlüğünden de ayrıldığını, şirket müdürü olarak da 10 yıl için şirkete yeni katılan ortaklardan birinin atanarak tescil ve ilan edildiğini, müvekkilinin hisselerini devrettikleri kişilerin kendisinin müdürlükten ayrıldığını tescil ve ilan ettirmemeleri nedeniyle, halen şirketin müdürlerinden biri olarak göründüğünü öğrendiğini, bunun üzerine noter aracılığıyla düzenlemiş olduğu istifasını ilgili şirkete ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderdiğini ancak, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün istifanın şirkete tebliğ edilememesi nedeniyle işlem yapılamadığını bildirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirket müdürlüğünden istifasının karar altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 sayılı TTK’nın 31 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, limited şirketler bakımından TTK’nın 510. maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Yasa’nın 28 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31. maddesine göre de tescilin ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından isteneceğinin belirtildiği, bu itibarla, davacının öncelikle davalı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu’na bildirilmesini istemesi gerekli olup, somut olayda davacının noter marifetiyle istifasını davalı şirkete tebliğe çıkarttığı ancak, tebligatın bila tebliğ iade edildiği, davacı tarafından başka bir işlem yapılmadığı, davacının ilgili istifanın tebliğ işlemini tamamlayıp, bir sonuç alamaması hâlinde dava yoluyla müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve ilanı istemi ile dava açması gerekirken istifasını yani müdürlük görevinden ayrıldığını usulüne uygun olarak şirket ortaklarına bildirmeden doğrudan dava açarak talepte bulunması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukukî yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça, davalı şirket müdürlüğünden istifasının karar altına alınması istemiyle açılan işbu davada mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 141/1. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Bu nedenle, dilekçeler aşamasının tamamlanması beklenmeden, davalının savunması tespit edilmeden, dava dilekçesinin sunulmasını müteakip evrak üzerinden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.