Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/24942 E. 2017/28790 K. 18.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24942
KARAR NO : 2017/28790
KARAR TARİHİ : 18.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, fazla mesai alacağı talebinin ödenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının bakkal dükkanı işletmeye başladığını, bu bakkal işinden dolayı bina işlerini aksatmaya başladığını, görev yerini terkederek işletmiş olduğu bakkal dükkanına gittiğini, bina sakinlerine uygunsuz davranışlarda bulunduğunu, müvekkil bina yöneticisinin üzerine yürüyerek darp etmeye çalıştığını, hakaret ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işverenin fesih nedeni ile bağlı olduğu ve 26/06/2014 tarihli ihtarnamesinde belirtilen fesih sebeplerini değiştiremeyeceği, ihtarname içeriğine göre davacının kardeşi ile birlikte bakkal dükkanı açtığı ve dükkanı eşlerinin çalıştırdığı, davacının binayı izinsiz terkettiği, bu dükkanda çalışıp bina görevliliği işlerini aksattığı ileri sürülerek 26/06/2014 tarihli fesih ihtarnamesindeki fesih nedenlerini ve feshin haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle kıdem ihbar tazminatının kabulü ile diğer alacak taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin feshi hususundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Değinilen bendin (b)alt bendinde “ işçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.” (d) alt bendinde “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” nın işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davacı işçi 18.06.2009-30.06.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde apartman görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın işverence feshedildiğini iddia etmiş; davalı işveren, bina huzurunu bozması, başka bir işyeri açarak o işyerinde çalışması, binayı bina yöneticiden izin almadan terk etmesi, binadaki hizmetleri aksatması nedeniyle iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini savunmuştur. Dosya içerisinde davacının apartman yöneticisine hakaret ettiğine dair apartman sakinlerince imzalı tutanak mevcut olduğu gibi … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/410 esas sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan davacının Yönetici Şükrü Erdoğan’a hakaret suçundan sanık olarak cezalandırılmasına karar verilmiş ve kesinleşmiştir. 24.06.2014 tarihli apartman yönetimine ait karar defterinde davacının görevlerini eksik yaptığını, yasal mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin yapılması için karar alınmış 26.06.2014 tarihli toplantıda da yönetim kurulu başkanına bu doğrultuda yetki verilmiştir. 26.06.2014 tarihli fesih ihtarnamesindeki “bina huzurunu bozmak” şeklindeki fesih gerekçesinin; 18.06.2014 tarihli apartmanın toplantı salonunda apartman sakinleri ile toplantı halinde iken gerçekleşen davacının yöneticiye hakaret etmesi ve orada bulunanlar tarafından toplantı salonundan çıkarılması şeklindeki eyleminin olayın meydana geldiği tarih ile fesih tarihi dikkate alındığında yöneticiye hakaretin bu kapsamda anlaşılması ve bina huzurunu bozma şeklinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Hal böyle olunca feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.