YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5058
KARAR NO : 2018/22
KARAR TARİHİ : 02.01.2018
Mahkeme :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; 08/03/2012 duruşma günü için sanık …’e gönderilen davetiyede ”duruşmaya gelmesi, aksi takdirde hakkında zorla getirme kararı verileceği ve yakalama emri çıkarılabileceği” nin ihtar edildiği, ayrıca ”yokluğunda duruşmaya devam edilip cezaya hükmolunabileceği” hususunun ihtar edilmediği, askerde olması nedeniyle zorla getirilmek suretiyle de tedbire uymamakla ilgili beyanlarının alınmadığı, keza sanık … ile ilgili istinabenin de yerine getirilemediği, istinabedeki duruşma günü tebligatında da ”yokluğunda duruşmaya devam edilip cezaya hükmolunabileceği” hususunun ihtar edilmediği, dolayısıyla sanıkların usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hüküm kurulduğu anlaşıldığından;
Duruşma günü için her bir sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak her bir sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebliğ edilmeden ya da sanıklar dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 02.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.