Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3334 E. 2015/5708 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3334
KARAR NO : 2015/5708
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2014 tarih ve 2012/363-2014/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 130.000 hisseli davalı şirkette 14.000 ve 28.180 hisse sahibi olduklarını, davalı şirketin 26.5.2012 tarihli genel kurulunun yok hükmünde olduğunu zira, davalı şirkette 34.660 hisse sahibi bulunan dava dışı … Ltd. Şti.’nin genel kurulda temsil edilmediğini, … Ltd. Şti.’nin davalı şirketteki hisselerinin şirket ortağı … tarafından muvazaalı olarak devredildiğini bu nedenle müvekkillerinin hazirun cetveline ve tutanaklara muhalefet şerhi koyduğunu, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesine göre şirket paylarının devrinin geçerli olabilmesi için yönetim kurulunun onayı gerektiğini, hisse devirlerine yönetim kurulunun geçerli bir onayı bulunmadığını, bu nedenle … Ltd. Şti.’nin hisse devirlerinin geçersiz olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun 4 kişiden oluştuğunu, yönetim kurulu üyelerinden müvekkili … ile dava dışı …’un 16.4.2012 tarihinde yönetim kurulu üyeliklerinden istifa etmeleri nedeniyle şirketin organsız kaldığını, organsız kalan yönetimin hisse devirlerine onayının söz konusu olmadığını, genel kurulda hükümet komiserine ibraz edilen pay defterinin sahte pay defteri olup, genel kuruldan bir ay önce açılış onayının yaptırıldığını, pay devirlerinin gerçek olmadığını, devirler karşılığı … Ltd.Şti.’ne bir bedel ödenmediğini, Bakanlık temsilcilerinin isteğine karşın yönetim kurulu karar defterinin ibraz edilemediğini, paydaş olmayan kişiye çağrı kağıdı gönderildiğini, bunun da çağrının usulüne uygun yapılmadığına karine teşkil ettiğini, bazı hissedarların kötüniyetli ve şuç teşkil eden fiilleri işleyerek davalı şirketin yönetim kurulunu oluşturduklarını, grup şirketlerinin hissedarı olan …’un aynı gün yapılan… A.Ş.’nin genel kurul toplantısı sırasında hükümet komiserlerinin önünden tutanakları alıp yırtmasının da işbu durumu yansıttığını ileri sürerek, davalı şirketin genel kurulunun yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiş, davacılar vekili, 18.12.2013 tarihli celsede müvekkili … yönünden davayı takip etmediklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin genel kurulunun hükumet komiserleri gözetiminde usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, gerçek dışı olduğu iddia edilen pay defterinin yönetim kurulunca temsil ve ilzam ile yetkili kılınmış yönetim kurulu başkanı ve üyesi tarafından düzenlendiğini, defterdeki tüm kayıtların geçmiş kayıtlarla uyuştuğunu, davacıların genel kuruldan önce hisse devrinden haberdar olduklarını, hisse devrinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, pay defterinin her sayfasında payını devreden ve devralandan başka yönetim kurulunu temsile yetkili kişilerin de imzalarının bulunduğunu, bu itibarla hisse devirlerinde yönetim kurulunun onayı olmadığından söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde hisse senetlerinin devrinin yönetim kurulunun muvafakatına bağlı tutulduğu, bu bağlam kuralının yerine getirilmeyerek hisse devirleri için gereken yönetim kurulu muvafakatının sağlanamadığı, bu muvafakatın şirketi temsil ve ilzama yetkili olanların onayı şeklinde değil, tüm yönetim kurulunun onayı şeklinde anlaşılması gerektiği, böyle bir onay bulunmadığı, ortaklık pay defterinin de usulünce oluşturulmamış olması itibariyle delil gücü bulunmadığı, ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak genel kurul hazirununda pay sahibi olmayan kişilerin iştiraki ile yeter sayılar oluşmadan karar alındığı gerekçesiyle, davacılardan … yönünden dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal süresi içinde yenilenmemesi nedeniyle davanın HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davacı … yönünden ise davanın kabulü ile, davalı şirketin 26.5.2012 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulunun yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı anonim şirket genel kurulunun yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, davacılardan … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı … yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların butlanla malul olduklarından bahisle hüküm kurulmuş ise de, dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 381/1 fıkrası uyarınca çağrının usulü dairesinde yapılmaması ve/veya karar nisabı bakımından bir önem arz etmediği taktirde toplantıya katılmaya yetkili olmayan kimselerin alınan karara katılmış olması olguları ancak bir iptal davasının açılmasına zemin teşkil eder. Bu itibarla, mahkemece iptali istenilen genel kurul kararlarının TTK’nın 381. maddesi çerçevesinde kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.