YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21609
KARAR NO : 2016/13130
KARAR TARİHİ : 20.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, … parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü:
1-Kamulaştırma Yasası’nın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının arazilere ilişkin (f) bendinde, taşınmazın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Her ne kadar dava konusu taşınmazlardan 204 ada 56 parsel sayılı taşınmaz kapama bağ olarak değerlendirilerek bedel belirlenmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bağın 40 yaş üstü olduğu, kuru şartlarda, bakımsız ve büyük ölçüde bağ vasfını kaybetmiş olarak nitelendirildiği, bu nedenle verimin minimumun biraz üstünde olduğunun belirtilmesi karşısında, bağın ekonomik ömrünü tamamladığı dikkate alınarak taşınmazın kuru arazi olarak değerlendirilip zeminin değerinin buna göre tesbiti ile varsa bağ omcaları için odun değeri verilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dosyada bulunan kıymet takdir komisyonu raporuna göre taşınmazın üzerinde bulunan muhdesatın enkazı mal sahibine bırakıldığı belirtilmiştir. Ancak taşınmaz maliki enkazı almaya zorlanamaz. Takdir komisyonu, enkazın mal sahibine ait olduğunu belirtmiş, mal sahibi de buna itiraz etmemiş ve dava konusu yapmamış ise enkazın değeri tespit edilerek kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerekir. Böyle bir durum yoksa enkaz belirlenen bedelden düşülemez. Mahkemece, mal sahibinin enkazı alıp almadığı, isteyip istemediği araştırılıp enkazın mal sahibi tarafından alındığının anlaşılması halinde enkaz değerinin tespit edilen kamulaştırma bedelinden düşülmesi, aksi halde düşülmemesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların tesbit edilen bedellerinden şartları varsa enkaz bedelinin düşülmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca ceviz ağacı kereste değeri olarak 680,00 TL düşülmüş olması,
4-Davalının, taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedeli ve acele el koyma dosyasından hesaplanan bedelden mahsubunda iade etmesi gereken bölüm varsa davacı idare tarafından fazla yatırılan bu bedelin davalı tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi gerekirken, taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedeli ve acele el koyma dosyasında hesaplanan bedelin mahsup edilen bedelden geriye kalan bakiye 967,63TL ye 18.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine şeklinde hüküm kurulması,
5-Başlangıçta davacı idareden alınması gereken harç alınmadığından; “alınması gereken 27.70 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken “karar tarihi itibariyle alınması gerekli 27.70TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 25,20 TL’nin mahsubu ile bakiye 2.50TL nin davacı Kurumdan tahsili ile hazineye irat kaydına” şeklinde hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.