YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26224
KARAR NO : 2016/12231
KARAR TARİHİ : 20.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idareler vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-Mahallinde yeniden keşif yapılarak, taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, nereden ve nasıl, ne şekilde sulandığının ve su kaynağının veya sulama tesisinin taşınmazların yüzölçümleri dikkate alındığında, taşınmazların tamamını veya bir kısmını sulamaya yetip yetmeyeceği gözlemlenip, tutanağa geçirilerek, yeniden alınacak raporla taşınmazların niteliği belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, sulu kabul edilerek değer biçilmesi,
2-Bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan buğday, pamuk ve mısırın dava tarihi olan 2014 yılında dekara verimi, masrafı ve birim fiyatı İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup, bilirkişi raporu denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Dava konusu … parsel sayılı taşınmazda enerji nakil hattının güzergahı ve pilon yerinin konumu ile taşınmazın yüzölçümünden arta kalan bölümün şekli ve alanı gözetildiğinde değer düşüklüğü oranının binde dokuz’u olarak alınması gerekirken, yüksek alınarak fazlaya hükmedilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
4-Dosyada bulunan delil ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 gününden sonra el atıldığı anlaşılmıştır.
13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;
6487 saylı Yasanın 21. Maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden,
Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.