YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23839
KARAR NO : 2017/14462
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 11.02.2004 tarihinde davalı firmada çalışmaya başladığını, işten ayrıldığı tarihteki görevinin mağaza müdür yardımcısı olduğunu, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, fazla çalışma yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava dilekçesinde, davacının kullanmadığı 40 günlük yıllık izni bulunduğu iddia edilerek yıllık izin ücreti alacağı talebinde bulunulmuştur.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralı ihlal edilerek, 64 gün üzerinden yıllık ücretli izin alacağı hesabı yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
3-Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına itibarla davacının haftada 24 saat fazla mesai yaptığı ve prim esasıyla çalıştığı gerekçesiyle fazla mesai alacağının sadece %50 zamlı kısmının hesaplanması yönündeki tespitler yerinde ise de; fazla mesai ücreti tahakkuku bulunmayan 2008/Temmuz, Ağustos, Eylül, 2011/Mart, 2012/Ocak ve Ekim ayları ile ücret bordroları sunulmayan 2009/Nisan ve Mayıs ayları için fazla mesai ücreti hesabı yapılmaması ve Mahkemece fazla mesai alacağının tamamen reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.