Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/15500 E. 2017/2375 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15500
KARAR NO : 2017/2375
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … gelmiş olduğundan hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini, diğer davalıların da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … …Ltd. Şti., … ve davalı … … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Takip borçlusu davalılar dava konusu … İcra Dairesi’nin 2015/4167 esas sayılı takip dosyasına verdikleri ödeme emrine itiraz dilekçelerinde açıkça takip dayanağı kredi sözleşmesindeki imzalarına itiraz etmişlerdir. Yargılamada takip dayanağı genel kredi sözleşmesindeki imzaların davalılara ait olup olmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu sebeple mahkemece öncelikle takip borçlusu davalıların imzaya itirazları yönünden genel kredi sözleşmesinin imza tarihinden önceki tarihli mukayese imzalarını taşıyan belge asılları toplanarak, genel kredi sözleşmesinde davalılara atfen atılan imzalarla karşılaştırılması için denetime elverişli bir rapor alınması gerekmektedir. Alınacak bu raporun sonucuna göre sözleşmedeki imzaların davalıları bağlayıp bağlamayacağı anlaşılabilecektir. Sözleşmedeki imzaların davalılara ait olması halinde sözleşmenin davalıları bağlayacağı, ancak ait olmaması halinde bağlamayacağı şüphesizdir. Bu kural müteselsil kefil olan davalılar açısından mutlak olmakla birlikte, asıl borçlunun durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözleşmedeki imza asıl borçlu şirket yetkilisine ait olmasa bile, kredinin bu şirket tarafından kullanılması halinde kullanılan kredi borcundan davalı şirket sorumlu olacaktır. Öte yandan dava dosyası içinde dava dilekçesine ekli, davalı şirketin dava konusu sözleşmeye gönderme yaparak teminat mektubu düzenlenmesini talep eden imzalı bir beyanı da bulunmaktadır. Bu beyanın da değerlendirilmesi ve bu beyana binaen teminat mektubunun kullanılıp kullanılmadığının tespiti, gerektiğinden davalı şirket yetkilisinin isticvabı ve imza incelemesi gerekmektedir. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda asıl borçlu ya da asıl borçlu ve kefillerin sorumluluklarına gidilebileceğinin anlaşılması halinde, yargılama aşamasında alınan hesap bilirkişisi raporunun da yetersiz olduğu anlaşıldığından, banka kayıtları üzerinde yerinde ve dosyadaki belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak Yargıtay denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli konusunda uzman bankacı bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan rapor alınıp, dosyada taraf vekillerince verilen tüm dilekçeler ve sözleşme hükümleri de değerlendirilerek varılacak uygun sonuç Dairesinde bir karar vermek gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.