Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2014/22065 E. 2015/7209 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22065
KARAR NO : 2015/7209
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen yetkisizliğe dair olan hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma veya ayrılık davaları eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabileceği gibi, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (TMK m. 168). Bu yerlerden birini tercih davaya açana aittir.
Tarafların son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerin … olduğu anlaşılmakta ise de davacının, dava tarihi itibariyle yerleşim yeri adresinin …’da olduğu görülmektedir. Merkezi Adres Kayıt Sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ilişkin beyan aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (5490 s. Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 50, Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği m. 13/1). Davalı, bu karinenin aksini gösteren bir delil getirmemiştir. Bu halde işin esasının incelenmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 09.04.2015 (Prş.)

(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI
Değerli çoğunluk davalının, davacının Merkezi Adres Kayıt Sistemindeki yerleşim yeri adresinin aksini gösterir bir kanıt getiremediği gerekçesiyle yerel mahkemenin yetkisizlik kararını bozmuştur.
Oysa davalı, bildirdiği tanık beyanı ve dosyaya sunduğu belge ve kayıtlarla, davacının yerleşim yerinin …. olmadığını kanıtlamıştır.
Davalı tanığı …., tarafların …Üniversitesinde çalıştıklarını, 2012 yılının Ekim ayında ….’a taşındıklarını, bir yıl kadar birlikte oturduklarını, aralarındaki geçimsizlik nedeniyle davacının evi terk ettiğini, tarafların ortak konutlarının halen …’da olduğunu beyan etmiştir.
Davalı tarafın dosyaya sunduğu 19.10.2012 tarihli kira sözleşmesinden, kiracının …., kiralayanın …., kiralanan konutun …. adresinde olduğu anlaşılmaktadır.
… Emniyet Müdürlüğünün 28.11.2013 tarihli sosyal ekonomik durum araştırma yazısında, davacı …’nın …’da ikamet ettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından; tarafların 2012 yılında ….’a taşındıkları, bir yıl kadar …’da birlikte oturdukları, aralarında yaşanan geçimsizlik nedeniyle davacının evi terk ettiği, halen tarafların ortak konutlarının …’da olduğu, davacının dava dilekçesinde bildirdiği …’daki adresinden yapılan zabıta araştırmasında, davacının … merkezde ikamet ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak:
Davalı tanığının beyanı ve davacının yerleşim yeri olarak bildirdiği … adresinden yapılan zabıta araştırmasında davacının yerleşim yerinin … olduğunun bildirilmesi karşısında, davacının yerleşim yerinin … olduğunu kabule olanak yoktur.
Davacının iş yeri ….’dedir. Eşi ve müşterek çocuğu ile ortak konutları …’dadır. Davacının baba evinin …’da olmasından başka …’yla bir irtibatı yoktur. Zaman zaman baba evine gelip …’da kalması …’yı yerleşim yeri kılmaz.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle değerli çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum.
Farklı düşünüyorum.