YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18896
KARAR NO : 2015/5497
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2008/287-2013/551sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile dava dışı …’a vekaleten davalı … arasında,…’un … Özel Bakım Evi Ltd Şti’ndeki hisselerinin müvekkiline 137.500 TL bedelle devri hususnda sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkiliin lehtarı davalı … olan 07/06/2008, 07/07/2008, 07/11/2008 vade tarihli toplam 87500 TL bedelli bonolar tanzim edip davalıya verdiğini, yine müvekkilinin lehtarı davalı … olan 07/05/2008 vade tarihli 45000 TL bedelli bonoyu teminat amaçlı olarak davalıya verdiğini, hisse devir sözleşmesinin şekil şartlarını taşımadığından geçersiz olduğunu, bu nedenle hisse devrinin karşılığı olarak verilen 87500 TL bedelli senetler ile 45000 TL bedelli teminat senedinin bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin bedelsizlik nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davada, …’nın 07/05/2008 vade tarihli 45000 TL bedelli bonoyu davalı …’a ciro ettiğini,…’in …’in dayısı olduğunu, senedin karşılıksız olduğunu bildiğini, müvekkilinin … hakkında menfi tespit davası açtıktan sonra…’in müvekkili aleyhine bonoya dayanarak icra takibi yaptığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin ikametgahının …’da olması sebebiyle yetkili mahkemenin … olduğunu, müvekkilinin vekil sıfatı ile hareket etmesi sebebiyle husumetin yanlış yöneltildiğini, taraflar arasındaki protokol iptal edilmeden senetlerin iptail edilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya devir konusunda yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını, fiilen hisselerin davacıya devredildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, senetlerin müvekkilinin elinde olmadığı için iptal davası açılamayacağını, iptali istenen 45000 TL’lik senedin sözleşmede bulunmadığını, teminat olarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkkilin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, müvekkilinin dava konusu 45000 TL’lik bonoyu…’e verdiği borç karşılığı aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan şirket hisse devir sözleşmesinin gerekli şekil şartlarını taşımaması sebebiyle geçersiz olduğu, hisse devrine ilişkin olarak düzerlenen senetlerin bu nedenle bedelsiz kaldığı, 07/05/2008 tarihli senedin teminat amaçlı olarak verildiği, bu nedenle bu senedin de bedelsiz olduğu, davalı …’in diğer davalı …’in dayısı olması sebebiyle iç ilişkiyi bilmemesinin kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 07/05/2008 tarihli 45000 TL bedelli bononun iptaline, diğer bonolar için yetkili hamil aleyhine dava açılmadığından diğer bonolar için açılan iptal davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,305,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.