Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18204 E. 2015/5718 K. 24.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18204
KARAR NO : 2015/5718
KARAR TARİHİ : 24.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 gün ve 2013/519-2013/409 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/06/2014 gün ve 2014/5110-2014/10487 sayılı kararı aleyhinde davalı tasfiye memuru vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı…A.Ş. bünyesinde farklı branşlarda öğretmenlik yaptıklarını, 2009 yılında iş akitlerinin sona erdirildiğini ancak ücret ve tazminat haklarının ödenmediğini, müvekkillerinin haklarının korunması adına 14 adet dava açıldığını, bu davaların yargılaması devam ederken şirketin davalardan ve başka ödemelerden kaçmak adına 14.12.2010 tarihinde genel kurulu topladığını, şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak da davalının atanmasına karar verildiğini, şirketin tasfiyeye girmesi nedeniyle davaların tasfiye memuruna yöneltildiğini, tasfiye memurunun davaları vekili ile takip ettiğini, dolayısıyla davalı tasfiye memuru ve vekilinin tüm davalardan haberinin ve bilgisinin bulunduğunu, şirket aleyhine yargılamalar devam ederken tasfiyenin 17.2.2012 tarihinde sonlandırılmasına ilişkin karar alındığını, tescil ve ilan edilerek şirketin sicil kaydının terkin edildiğini ileri sürerek, …A.Ş.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasfiye Memuru … vekili, davacılar tarafından açılan davaların HMK’nın 107-109. maddelerinde belirtilen belirsiz alacak veya kısmi dava türlerinden olup, alacağın varlığının ve miktarının belirli olmadığını, bu nedenle müvekkilinin bu davalarla ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye işlemlerinin de eksiksiz yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Müdürlüğü vekili, müvekkilinin TTK’nın 32. maddesi uyarınca işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin yasal hasım olup, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı tasfiye memuru vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı tasfiye memuru vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memuru vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı tasfiye memurundan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.