YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19292
KARAR NO : 2017/24809
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı iş yerinde 30/12/2004-04/12/2011 tarihleri arasında otobüs şoförü olarak davalı … Ltd.Şti’nin araçlarında çalıştığını ve bu sürenin bir kısmının davalı … Gıd. San. İç. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.’nde gösterildiğini esasen bu iki şirketin aynı şirket olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğunu, davalı işverence iş akdinin haksız ve bildirimsiz şekilde sona erdirildiğini beyanla, işçilik tazminat ve alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalılar, aralarında organik bağ olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı … Tur. Sey. Tic. Ltd.Şti vekili ile davalı… Gıd. San. İç. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Davacı 30/12/2004-04/12/2011 tarihleri arasında kesintisiz şekilde mülkiyeti davalı … firmasına ait araçlarda çalıştığını, bu çalışmaların bir kısmının diğer davalı … firması nezdinde göründüğünü, ancak her iki şirket arasında organik bağ olduğunu iddia etmiş olup, Mahkeme tarafından, davacının davalılara ait işyerinde hizmet akdiyle çalıştığı gerekçesiyle, SGK hizmet döküm cetveline göre davalı firmalar nezdinde geçen çalışma süreleri toplamı üzerinden yapılan alacak hesaplamasına göre, her iki davalı firmanın birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.Mahkeme tarafından davalı firmalar arasında organik bağın bulunup bulunmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Organik bağ olup olmadığının tespiti açısından; davacı tarafından kullanıldığı anlaşılan araçların ilk trafiğe çıktıkları tarihten itibaren mülkiyet durumlarının ilgili ilin Trafik Tescil Şube Müdürlüklerinden sorgulanması, davalı şirketlerin ortakları, temsilcileri, faaliyet adresleri, iş kolları, faaliyet konuları, tescil bilgileri, verdikleri işyeri bildirgeleri ve sigortalı hizmet listelerini gösterir bilgiler ile işyeri dosyalarının Sosyal Güvenlik Kurumundan istenilmeli, yine davalı şirketlerin başlangıçtan itibaren ortakları, temsil ve ilzama yetkili kişileri, yönetim kurulu üyeleri, faaliyet adresleri, kurucularını gösteren ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek, davalılar arasındaki ilişkinin gerçek bir birlikte istihdam olgusuna dayanıp dayanmadığı araştırılarak, aralarında organik bağ olup olmadığının bu veriler ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir.
2-Davacının aldığı ücret konusunda ihtilaf bulunmasına karşın Mahkemece ücret araştırması yapılmaksızın, davacı ile yalnızca davalı … Tur. Sey. Tic. Ltd.Şti nezdinde birlikte çalışmış tanık anlatımları dayanak alınarak belirleme yapılma yoluna gidilmesi de hatalı olup, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek meslek odası, sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
3-Davacının şehirlerarası otobüs şoförü olduğu ve çalışmalarının yasal düzenlemeler ile sınırlandırıldığı, seferlere iki şoför olarak çıkıldığı gözetilmeden, hiçbir somut veri kullanmadan davacının günlük 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılması da hatalı olmuştur.
4-Davacı davasını belirsiz alacak davası olarak açmamış, rapor sonrası alacak taleplerini ıslah suretiyle artırmıştır. Buna karşın tüm alacakların (kıdem tazminatı dahil) dava tarihinden itibaren işleyecek faizle birlikte kabul edilmesi de hatalı bulunmaktadır.
5-Davacı vekili ücret alacağını; 12/12/2014 tarihli dilekçesiyle ”14 aydır elden verilen 500-TL maaşın kalan kısmı verilmemiştir” şeklinde açıklamış olmasına karşın, hangi ayda, ne kadarlık kısmın ödenmediğine dair bir açıklık getirilmemiştir. Davacı lehine hükmedilen 100-TL ücretin hangi aya ilişkin olduğuna dair de yine bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile hatalı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.