YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8618
KARAR NO : 2015/5585
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2013/164-2014/62 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı …Ş, fer’i müdahil … ve ihbar olunan … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. …, davalı …Ş. vekili Av. … ve … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mirasçısı …’ın … … Şubesi’ne para yatırdığını, iradesi yanıltılarak hesabın offshoreye havale edildiğini, her iki bankanın sahiplerinin aynı kişiler olduğunu, banka personelinin müşterileri …’ye yönlendirdiğini ileri sürerek, 40.904 EURO’nun davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, her iki bankanın tüzel kişiliklerinin farklı olduğunu, davacının da olayda kusuru bulunduğunu, davacının talimatı ile hesabın …’ye gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … ve … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, offshorede toplanan paraların davalı banka bünyesinde bırakıldığı, tüzel kişilik yapısının kötüye kullanıldığı, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 40.903,35 EURO’nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı …, fer’i müdahil … ve ihbar olunan … vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden …, talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır.
Ayrıca, ihbar olunanın dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434’ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, ihbar olunan … vekilinin hukuki yararı bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve fer’i müdahil … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Mahkemece, davalının 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu isabetli olarak belirtildikten sonra, hükmün 3. fıkrasında başvuru harcının davalıdan tahsil edilmesi ve hükmün 6. fıkrasında vekalet suret harcından davalının sorumlu tutulması doğru görülmediği gibi, hüküm kısmında yabancı para alacağına ilişkin olarak bir taraftan 3095 SK’nın 4/a maddesi uygulanıp, diğer taraftan avans faizi ile tahsile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi hükmü uyarınca kararın davalı ve feri müdahil yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve feri müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasında geçen “3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işletilecek avans faizi ” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 3095 SK’nun 4/a maddesi uyarınca EURO’ya Devlet Bankalarının bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi “ ibaresi eklenerek, yine hükmün 3. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davacı tarafından ödenen 24,30 TL başvuru harcının karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine “ ibaresinin, ayrıca hükmün 6. fıkrasında geçen “ 14,75 TL (11 TL tebligat gideri, 3,75 TL vekalet suret harcı” ibaresinin çıkartılarak yerine ” 11 TL tebligat gideri “ ibaresi eklenerek bu şekliyle davalı ve feri müdahil yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının ihbar olunan …’tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …ye iadesine, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.