Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/34421 E. 2015/10010 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34421
KARAR NO : 2015/10010
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklı … ve …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin REDDİNE,2-Alacaklı …’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İpotek borçlusu …’ın İİK’nun 153. maddesi uyarınca ipoteğin fekkine ilişkin isteminin mahkemece 04.03.2014 tarih, 2013/1033 E. ve 2014/313 K. sayılı kararla kabul edilerek ipoteğin terkinine karar verilmiştir. Bu kararın alacaklılardan …’na tebliğ edilmediği; alacaklı … ve …’ın temyiz taleplerinin ise mahkemece kararın miktar itibarı ile kesin olduğundan bahisle reddedildiği; temyiz istemi reddedilen alacaklılar …ve …’ın temyiz istemi kabul edilerek, Dairemizin 24.06.2014 gün, 2014/15175 E. ve 2014/18349 K. Sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılarak mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda alacaklılar … ve … yönünden istemin reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin ipoteğin terkinine ilişkin ilk kararının alacaklı … tarafından temyiz edilmediği ve terkine ilişkin kararın onun yönünden kesinleştiği, icra dosyasına ipoteğin fekki konusunda herhangi bir itirazda da bulunmadığı gerekçesi ile adı geçen bu alacaklı yönünden borçlunun istemi kabul edilerek ipoteğin terkinine karar verildiği görülmektedir. Şu hale göre, mahkemenin bozma ilamına konu 04.03.2014 tarihli kararının alacaklı …’nun yokluğunda verildiği, o tarih itibarı ile vekili bulunmadığı, gerekçeli karar kendisine tebliğ de edilmediğinden gerekçede belirtilenin aksine, mahkemece verilen ipoteğin fekkine ilişkin ilk kararın … yönünden kesinleştiğini söyleyebilme olanağı yoktur.İİK.nun 153. maddesinde; ipotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesinin on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ edeceği, alacaklının bu müddet içinde gelmediği veya gelip de kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamıyla yatırırsa icra mahkemesince verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verileceği öngörülmüştür.TMK’nun 702/son maddesine göre de elbirliği mülkiyetinde, “Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.” İpoteğin fekkine karar verilmesi istenen taşınmazın tapu kaydına göre alacaklıların murisi … lehine 10.03.1969 Tarih ve 1470 yev. İle ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır.Dairemizin 24.06.2014 gün, 2014/15175 E. ve 2014/18349 K. Sayılı bozma ilamında, icra dairesince yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre düzenlenen muhtıranın ipotek alacaklılarına tebliğ edilmesinden sonra, ipotek alacaklılarından … ve … vekilinin, icra dairesine başvurarak; “ipotek konusu borcun ödenmediğini, borçlunun … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/951 E.sayılı dosyası ile açtığı davada alınan bilirkişi raporunda ipotek bedelinin borcun güncellenmiş değerinin 39.778,74 TL olarak belirlendiğini, ancak borçlunun 14/05/2013 tarihli celsede davadan feragat ettiğini, borç bedelinin tespitinin yargılamayı gerektirdiğini belirterek itiraz ettiği görülmektedir. Bu durumda artık İİK.nun 153.maddeye dayanılarak icra mahkemesinden ipoteğin fekki istenilemez. Diğer bir anlatımla, ipotek alacaklısının gösterdiği sebep ipotek miktarının uyarlanmasına ilişkin olup, sınırlı yetkili icra mahkemesinde incelenemez.” denildikten sonra İİK.nun 153. maddesi koşullarının oluşmadığı açıkça belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, her ne kadar alacaklı …, hakkında çıkarılan muhtıraya karşı icra dairesine başvurarak İİK’nun 153. maddesi kapsamında “ makbul bir sebep” öne sürmemiş ise de TMK’nun yukarıda yer verilen 702/son maddesi gereğince diğer iki alacaklının makbul bir sebep öne sürmesi, bu alacaklı lehine de sonuç doğurur.O halde, mahkemece, borçlunun ipoteğin kaldırılmasını … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/951 E.sayılı dosyası ile yargılama konusu yaptıktan sonra bu davadan 14.05.2013 günü feragat edip bilahare 18.09.2013 tarihinde alacaklılara İİK’nun 153. Maddesi gereğince muhtıra gönderilmesini istediği de dikkate alınarak ihtilafın çözümlenmesi alacaklı … yönünden de yargılamayı gerektirdiğinden ve bu husus ortak bir sebep teşkil ettiğinden istemin adı geçen bu alacaklı hakkında da reddine karar verilmesi gerekirken bu alacaklı bakımından ipoteğin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ :Alacaklı …’nun temyiz itirazlarının yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının alacaklı … lehine İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.