Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/13794 E. 2017/16191 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13794
KARAR NO : 2017/16191
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı-karşı davalı, asıl davada kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, bayram tatili ücreti, … tatili ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine, davalı-karşı davacı, karşı davada ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının davalı şirkette 24.04.2008 tarihinden itibaren … olarak çalıştığını ve aylık ücretinin 1.900,00 TL olduğunu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, … tatili ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının işyerinde 15.05.2008 tarihinde işe başladığını, 15.10.2012 tarihinde işveren yetkilisine gönderdiği e-posta ile başka bir şirkette iş bulduğunu, bu işi kabul ettiğini ve işten 17.11.2012 tarihinde ayrılacağını belirttiğini, istifa iradesini bildirdiğini savunarak davanın reddi ile karşı davada ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin fazla mesai yaptığı ancak karşılığı ücretlerinin ödenmediği iddiasıyla açtığı davada ispat külfeti altında olan davacının tanık deliline dayandığı görülmüştür. Ne var ki davacı tanıklarının, davacının tüm hizmet süresine ilişkin olarak görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamasında, davacının tanık anlatımlarına dayanarak talep edilen alacakların varlığını ispat etmek istemesi halinde, kendisi ile aynı dönemde çalışan tanık beyanları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceği kabul edilmektedir.
Dosya içeriği ve … kayıtlarından, Mahkemece dinlenen davacı tanıklarından …’ın davalı şirkette 02.12.2009-07.07.2010 tarihleri arasında çalıştığı, …’ın ise 25.11.2010-31.03.2011 tarihleri arasında çalıştığı görülmüştür.
Bu nedenle, davacı tanıklarının birbirine uyumlu beyanları ile davalıya ait işyerinde çalıştıkları süreler gözetilerek davacının fazla mesai ücretinin 02.12.2009-31.03.2011 tarihleri arası için hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, tanık beyanlarının 01.01.2009-31.12.2011 tarihleri arası için esas alınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Hüküm altına alınan miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de, bozmayı gerektirmiştir
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.