YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5767
KARAR NO : 2018/437
KARAR TARİHİ : 29.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2011 gün ve 2010/420-2011/146 sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 22.04.2011 tarihinde kesinleşmesinin ardından denetim süresi içinde 02.01.2012 tarihinde ‘‘kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma’’ suçunu işlediği ve bu suçtan yapılan kovuşturma sonucunda Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesince 12.07.2013 tarihinde TCK’nın 191/1, 62/1, maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için ihbarda bulunulması nedeniyle önceki hükmün açıklandığı anlaşılmakla;
Hükmün açıklanmasına esas alınan mahkumiyetin uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olup, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde “davanın düşmesi” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, öncelikle hükmün açıklanmasına esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkındaki hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerekmekte ise de; sanığın güncel adli sicil kaydının incelenmesinde; deneme süresi içinde 24.06.2014 tarihinde işlediği TCK’nın 268/1. maddesine uyan suç nedeniyle Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 gün ve 2016/860-2017/609 sayılı ilamı nedeniyle hükmün açıklanması koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasını gerektirmeyen karar nedeniyle hükmün açıklanmış olması sonuca etkili görülmemiş; güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 05.08 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece vakti sayılan zaman diliminin saat 04.08’de sona erdiği, sanığın beyanına göre olayın 03.30 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan hapis cezasından eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle takdiren 1/4 oranında indirim yapılırken uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin, duruşmadaki iyi hali ve samimi ikrarı nedeniyle takdiren 1/6 oranında indirim yapılırken ise uygulama maddesi olan aynı Kanun’un 62. maddesinin gösterilmemesi mahallinde ilavesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 29/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.