Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/26857 E. 2017/13675 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26857
KARAR NO : 2017/13675
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, sendikal tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/09/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … Ünlü geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 10/01/2000 tarihinde davalı Şirkete ait işyerinde pres operatörü olarak çalışmaya başladığını, 10/10/2013 tarihi itibariyle müvekkiline sendika üyeliğinden dolayı yapılan psikolojik baskı sonucu iş akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, müvekkilinin en son pres operatörü olarak aldığı net maaşın 1.246,00 TL. olup bunun yanında yılda 4 tam maaş ikramiye, yılda iki kez dini bayram yardımı, yıllık izin harçlığı, ramazan kumanyası, çocuk yardımı, yıl başı kumanyası, kömür yardımı gibi sosyal haklarda sağlandığını, müvekkilinin … … …ına bağlı … … …ı üyesiyken 2013 Ağustos ayında … bağlı … … … …ı’na üye olunca 45 arkadaşının da … bağlı … … … …ı’na üye olduğu, davalı işverenin müvekkili ile birlikte 45 arkadaşının … bağlı … … … …ı’na geçtiğini öğrenince müvekkiline baskı yapıp işten çıkarmakla tehdit ettiğini, işverenin baskısı nedeniyle müvekkilinin Hak işe bağlı … … …ına geri döndüğünü, müvekkili ile birlikte hareket eden 45 işçi arkadaşının da işten çıkarılmamak için tekrar … … …ı’na geri döndüklerinden sonra çok ağır ve ciddi psikolojik travma yaratacak baskılara maruz kaldıklarını, bu olaylardan sonra davalı fabrikada ki hiçbir işçinin müvekkili ile muhatap olmayıp tek kelime dahi konuşmadıklarını, müvekkiline işyerinde çalışan hiçbir işçi arkadaşının selam vermediğini, müvekkilinin verdiği selamı da fabrikada çalışan hiçbir işçi arkadaşının almadığını, müvekkilinin yalnızlığa itildiğini, müvekkilinin hangi makinanın başına çalışmaya gitse orada bulunan işçinin hemen makinayı terk ettiğini, bu bağlamda müvekkiline çocuğunu hastaneye götürmek için dahi izin verilmediğini, usta başı tarafından senin çocuğun için fabrikanın düzenini, çalışmasını bozamayız diyerek müvekkilinin onurunun kırıldığını, işyerinde müvekkilinin vardiyasında çalışma arkadaşlarının değiştirildiğini, işverenin bu olaylara müteakip fabrikada vardiyalı giriş çıkış yapan işçilerin tüm fabrika personelinin birbirini görmesini engellemek için fabrika giriş çıkış düzenini değiştirdiğini, eskiden işe işçileri taşıyan servislerin işçileri fabrika dışında alıp fabrika dışında bırakırken yaşanan olaylar sonrası servislerin işçileri fabrika içine bırakıp fabrika içinden almaya başladığını, bu arada 25 işçinin iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin işyerinde yaşanan bu baskısı travmayı kaldıramayarak haklı olarak iş akdini feshetmek zorunda kaldığını iddia ederek, kıdem tazminatı ile 2825 Sayılı Yasa’nın 31. maddesi gereği 500,00 TL. sendikal tazminatın tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı ilk tarihin 01.10.2000 tarihi olduğunu, davacının toplu paraya ihtiyacı olduğu için 31.12.2006 tarihinde işten çıkışının yapılmasını istediğini, 01.10.2000- 31.12.2006 tarihleri arasında çalıştığı sürenin kıdem tazminatını aldığını, davacının 01.02.2007 tarihinde tekrar işyerinde çalışmaya başladığını ve işyerinden istifa ederek ayrıldığı 10.10.2013 tarihine kadar çalışmayı sürdürdüğünü, davacının mesai arkadaşı … Çötür ile birlikte hareket ederek, işyerinden ayrılmaya 24.09.2013 tarihinde karar verdiğini ve bu yolda yazmış olduğu istifa dilekçesinin işleme alındığını, ancak çalıştığı bölümün şefi ‘iş devrini gerçekleştirmesi için yasal ihbar süresini tamamlamalıdır’ şeklinde bir görüş bildirince 27.09.2013 tarihinde davacıya ihbar önelinde çalışması ya da çalışmak istemediği takdirde ihbar tazminatını ödeyerek istifasının 30.09.2013 tarihinde sonuç doğurabileceğini bildiren bir yazı yazmış ve bu yazının aynı gün tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacının amirine istifadan vazgeçtiğini, şirket yönetiminin istifadan vazgeçtiği kararını değerlendirmesi için 08.10.2013 günü insan kaynakları birimine gelip istifadan vazgeçtiği keyfiyetini yazmak için aldığı istifa dilekçesini alelacele cebine koyduğunu, belgeyi geri vermesi için yapılan itirazları dinlemeyerek mahalden ayrıldığını, bu durumun kamera kayıtlarında görüldüğünü, davacının bu hareketi karşısında savunmasının istendiğini, ancak davacının yazıyı almaktan kaçındığını, 10.10.2013 günü kendisine teyiden noterlik kanalıyla gönderilmiş olan savunma yazısı kendisine tebliğ edilmeden önce, 2 günlük istirahat aldığını ve … 5. Noterliği’ nden 18286 yevmiye sayılı ihtarnameyi gönderdiğini, davacının dayanaktan yoksun iddialar içeren ihtarnamesine 31.10.2013 gününde hukuki durumu ortaya koyan ihtarnamesine yine … 5. Noterliği’ nin 19148 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacının ‘kolay kazanım aracı’ olarak benimsenen sendikal tazminat iddiasına sığınmak ihtiyacını duyduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının davalı şirkette 10/01/2010 tarihinde pres operatörü olarak çalışmaya başladığı; davacının davalı işyerinde çalışırken Hak İş’e bağlı … … …ına bağlı iken … … …ı’ndan 29/07/2013 tarihinde istifa edip aynı tarihte … bağlı olan … … … …ına üye olmak için başvuruda bulunduğu; sendika tarafından 07/08/2013 tarihinde üyeliğe kabul edildiği; ancak üyeliğe kabulden önce davacının 06/08/2013 tarihinde Birleşik Metal …ından istifa ettiği; davacı ile birlikte bu süreçte aynı şekilde … … … …ı’na 207 işçinin üye olduğu; davalı işverenin işyerindeki bu sendikalaşma hareketinden haberdar olması üzerine işveren tarafından Hak İş’e bağlı … … …ından istifa edip … bağlı … … … …ına üye olan işçilere dosya kapsamından ve davacı tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere baskı uygulanmaya başlandığı; bu süreçte … … … …ına üye olan 22 işçinin iş akdinin işveren tarafından feshedildiği; işverenin baskı ve yıldırma politikası sonucu … … … …ı’na üye olan 94 işçinin sendikadan istifa ettiği; … … … …ından istifa eden davacının 06/08/2013 tarihinde tekrar … … …ına üyelik başvurusunda bulunduğu; keza bu bağlamda davacı ile aynı doğrultuda hareket eden … … … …ından istifa eden bir kısmının tekrar Hak İş’e bağlı … … …ına üye oldukları; akabinde de Hak iş’e bağlı … … …ı’nın çoğunluk …ı olup 03/09/2013 tarihinde işyerinde yetki aldığı; davacının … … …ından istifa edip … … … …ına geçmesi, işverenin baskısı ve yıldırma politikası ve işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalan davacıya işyerinde işverenin baskı uygulaması, vardiyasının değiştirilmesi, sürekli açığının aranması, işverenin tekrar… … … …ına üye olduktan sonra vaadlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle … … …ından istifa edip Birleşik Metal …ına üye olma olayına öncülük eden davacıya davacı ile birlikte hareket eden diğer iş arkadaşlarının tepki gösterdiği; işyerindeki işverenin bu baskılarına ve işyerindeki olumsuzluklara dayanamayan davacının iş akdini sendikal nedenlere dayalı haklı olarak feshetmek zorunda kaldığı konusunda mahkememize tam bir kanaat hasıl olduğu; davacının işverene vermiş olduğu istifa dilekçesi vermesinin keza istifa dilekçesinde ne yazdığının herhangi bir öneminin olmadığı; davacının sendikal olaylar nedeniyle işverenin baskı uygulaması sonucu istifa dilekçesi vermek zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre davacı işçinin taraflar arasındaki iş ilişkisini sonlandırdığı sabit olmakla birlikte uyuşmazlık sonlandırmanın haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı işçi, iş ilişkisinin sona erdirmesini sendikal nedenlerle yapılan baskıya dayandırmakta iken işveren sendikal iddianın gerçek olmadığını, asıl nedenin aynı işyerinde çalışan mesai arkadaşı …. ile birlikte hareket ederek, işyerinden ayrılmaya 24.09.2013 tarihinde karar verdiğini ve bu yolda yazmış olduğu istifa dilekçesinin işleme alındığını, ancak çalıştığı bölümün şefi ‘iş devrini gerçekleştirmesi için yasal ihbar süresini tamamlamalıdır’ şeklinde bir görüş bildirince 27.09.2013 tarihinde davacıya ihbar önelinde çalışması ya da çalışmak istemediği takdirde ihbar tazminatını ödeyerek istifasının 30.09.2013 tarihinde sonuç doğurabileceğini bildiren bir yazı yazmış ve bu yazının aynı gün tebliğ edildiğini, bunun üzerine davacının amirine istifadan vazgeçtiğini, şirket yönetiminin istifadan vazgeçtiği kararını değerlendirmesi için 08.10.2013 günü insan kaynakları birimine gelip istifadan vazgeçtiği keyfiyetini yazmak için aldığı istifa dilekçesini alelacele cebine koyduğunu, belgeyi geri vermesi için yapılan itirazları dinlemeyerek mahalden ayrıldığını, bu durumun kamera kayıtlarında görüldüğünü, davacının bu hareketi karşısında savunmasının istendiğini, ancak davacının yazıyı almaktan kaçındığını, 10.10.2013 günü kendisine teyiden noterlik kanalıyla gönderilen savunma yazısı kendisine tebliğ edilmeden önce, 2 günlük istirahat aldığını ve … 5. Noterliği’ nden 18286 yevmiye sayılı ihtarnameyi gönderdiğini savunmuştur.
Davacı her ne kadar sendikal baskının, daha önce üyesi olduğu … … …ı’na bağlı … … …ı üyeliğinden ayrılıp davalı işyerinde faal olan başka bir (…’e bağlı … … … ) sendikaya ilişkin faaliyeti ve üyeliği ile ilgili süreçten kaynaklandığını iddia etmiş ise de, fesih tarihinden yaklaşık 1 ay evvel … … … …ı’ndan ayrılıp tekrar (işverenin desteklediği iddia edilen) diğer Sendikaya üye olduğu, üye olduğu bu Sendikanın da yetki başvurusunda bulunduğu, tanıklarının ise daha ziyade sendika üyeliği değişikliğine ilişkin baskı ile alakalı açıklamalarda bulunup görgüye dayalı istifa olgusuna ilişkin beyanlarının bulunmadığı, dolayısıyla fesih tarihinde böyle bir süreç olmadığı gibi süreçten kaynaklı devam eden bir durumunda ispatlanamadığı, ayrıca yargılama safhasındaki davacı isticvabında da istifa dilekçesindeki imza ve içeriğin inkâr etmediği görülmektedir. Dosyadaki bu delil durumu karşısında davacı tarafça sendikal baskı ve istifadaki irade fesadı halleri ispatlanamadığından kıdem tazminatı ve sendikal tazminat taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.