YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27038
KARAR NO : 2017/13677
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, ikramiye, harcırah alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/09/2017Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … Özdemir geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/12/1996 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, en son ücretinin brüt 2.100 TL olduğunu, … günleri de dahil olmak üzere dini ve resmi bayramlarda çalıştığını,… … … ‘a sık sık gidip gelen davacıya şehir dışı harcırahı ödenmediği gibi patronun özel işlerinin de yaptırıldığını, yılda 3 kez verilen yarım maaş ikramiyesinin onay alınmadan 2 ye düşürüldüğünü, 4857 sayılı yasanın 25/II maddesi gereğince yapılan feshin haksız olduğu gibi usul yönünden 6 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını, suçlamaların hiç birinin gerçeği yansıtmadığını iddia ederek; davacının ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücret alacağı, dini milli bayram ücret alacağı, harcırah ve ikramiye alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davacının davalı Şirkette 01/12/1996 – 08/02/2000 tarihleri arasında çalıştığını, bu döneme ilişkin kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, 07/06/2000 tarihinde yeniden iş talebinde bulunan davacının tekrar işe alındığını, 17/12/2000 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, 18/12/2000 tarihinde … … … ve Tic. Aş. de işe başlayan davacının 02/04/2007 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, 04/04/2007 tarihinde … … San. ve Tic. Ltd. Şti. de yeniden çalışmaya başlayan davacının ilgili şirketin firmalarına devredilmesi üzerine 01/02/2008 tarihinde firmalarında çalışmaya başladığını, fesih tarihi olan 22/08/2013 tarihine kadar çalıştığını, meydancı olarak çalışan davacının getir götür işleri yaptığını, en son ücretinin brüt 1.400 TL olduğunu, fazla mesai yapmayan davacının, dini bayramlarda ve resmi tatillerde çalışmadığını, iş akdi iş verenin güvenini kötüye kullanma eylemi nedeni ile fesh edildiğini, 26/07/2013 tarihinde davalı Şirket yöneticisinden kredi kartı alan davacının 29/07/2013 tarihinde işlem yapılmadığını beyan ederek kredi kartını şirket yöneticisine iade ettiğini, aynı gün … … … Yüce tarafından düzenlenmiş olan 26/07/2013 tarihli faturayı şirket muhasebesine bıraktığını, yapılan incelemede söz konusu faturada belirtilen işlemlerin yapılmamış olduğunun anlaşıldığını, faturayı düzenleyen işletmeci ile yapılan şifai görüşmede faturanın tanzim edildiğinin öğrenildiğini, akabinde faturanın işletmeci tarafından iptal edilerek fatura bedelinin iade edildiğini, bunun üzerine … 17. Noterliğinin ihtarnamesi ile davacıdan savunma talep edildiğini, davacının … 2. Noterliğinin ihtarnamesi ile ” Şirketin kredi kartını alarak eksoz servisine gittiğini, firmada araca takılacak far bulunmadığını, ancak eksoz firmasının davalı şirkettin kendilerine borcu olduğunu söylenmesi üzerine getirdiği kredi kartı ile borcun tahsil edilmesine onay verdiğini söylediğini,” oysa davacının böyle bir hak ve yetkisinin olmadığını, davacının eyleminin güven sarsıcı ve kötü niyetli olduğunu, bilerek ve kasten yapılmayan bir işe ait faturayı eksoz firmasından alarak bu faturayı iş yerine ibraz eden ve bunu açıkca ikrar eden davacının eyleminin açıkça dolandırıcılık olduğunu, davacı ile eksoz firma sahibinin karşılıklı menfaatlerinin bulunduğunu, faturanın iade edilmesi ile davalı … eksoz firmasına borcu bulunmadığının ortaya çıktığını, davacının savunmasının yalan beyana dayandığını, hak düşürücü sürenin dolmadığını, davacının iş akdinin haklı nedenle fesh edildiğini, davacının … Cumhuriyet Savcılığında devam eden başka soruşturma dosyasının da bulunduğunu, her iki olay birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak dosyada bulunan 30/07/2013 tarihli davacının imzadan imtina ettiği, personel ve idari müdür…. ile idari sorumlu …. isim ve imzaları bulunan tutanak ile davalı işverenin yöneticilerinin durumdan haberdar olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı işverenlik tüzel kişilik olup öğrenmede ki tarihin, iş akdini feshe yetkili organın öğrenme tarihi olsa da, davalı … üst düzey yöneticilerinin olayı öğrendiği tarihten yaklaşık 22 gün sonra davalı … organlarının olaydan haberdar olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda davalı … yetkili organlarının olaydan aynı gün haberdar olduğu varsayıldığında … 17. Noterliğinin 22 Ağustos 2013 tarih 24156 yevmiye nolu ihtarnamesi ile iş akdinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle 22/08/2013 tarihi itibariyle feshettiği ve 6 günlük yasal süreyi aştığı bu nedenle yapılan feshin haksız fesih hüküm ve sonuçlarını doğurduğundan, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilip feshedilmediği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafının sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 İş Kanununun 26 ncı maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanununda, işçinin maddî çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık sürenin işlemeyeceği öngörülmüştür. O halde, haklı feshe neden olan olayda işçinin maddî bir menfaati olmuşsa, altı işgününe riayet etmek koşuluyla olayın üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin işverenin haklı fesih imkânı vardır.
Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe neden olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.
İşverenin tüzel kişi olması durumunda altı işgünlük süre feshe yetkili merciin öğrendiği günden başlar. Bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmaz. Olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturur. Bir yıllık süre ise her durumda olayın gerçekleştiği günden başlar.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işyerinde şoför olarak çalışan davacının 26.07.2013 tarihinde şirket kredi kartını şirket aracına zenon far taktıracağını beyan ederek aldığı, daha sonra bu kredi kartını 29.07.2013 tarihinde iadesi sırasında kartı kullanmadığını beyan ettiği, aynı gün muhasebe biriminde 26.07.2013 tarihli fatura ile ilgili yapılan araştırmada bu faturanın davacıya teslim edilen kredi kartı harcamasına ilişkin olduğu ve faturaya konu işlemlerin yapılmadığı, davacı ile şifahi görüşme ile bu fatura tutarının iptal edilip kredi kartına iadesinin davacıdan talep edilmesi üzerine de 30.07.2013 tarihinde kredi kartına bu tutarın iadesini sağladığı anlaşılmakla feshe konu eylemler hakkında ilk tutanağın 30.07.2013 tarihinde tutulduğu görülmüştür.
Bilahare davalı işverence muhasebe kayıtlarının tedkîkine başlandığı, faturalarda belirtilen … plakalı … 3008 marka araç için … … Servisi’nden 25.04.2012-26.07.2013 tarihleri arasında 5 ayrı faturada 11.525,42 TL. tutarında ve … … plakalı … … marka araç için 6.695 TL. 2013 yılı 3. ve 7., aylarda olma üzere 9.475 TL. tutarında aynı servisten sacır egzos servisi faturasının 26.07.2013 tarihli faturada olduğu gibi davacının yönlendirmesiyle Şirketlerine ödetildiğinin tespit edildiği, oysa sözkonusu araçların bakım ve tamiratları yetkili servislerinde yapıldığı, söz konusu yetkili servis faturalarının da ayrıca tanzim olunduğu dolayısı ile söz konusu faturalardaki miktarlar kadar Şirketi … … Servisi/ … Dere ile birlikte hareket etmek suretiyle zarara Şirketi zarara uğrattığı şeklinde tespitler yapıldığı, konu hakkında davalı Şirketçe 06.08.2013 tarihli ihtarname ile davacıdan savunma talep edildiği, davacının savunmasını içeren 16.08.2013 tarihli ihtarname üzerine savunmasının doğruluğunu araştırmak için … … … sahibinin Şirkete davet edilerek 19.08.2013 tarihinde bilgisine başvurulduğu ve faturaya konu işlemlerin kendileri tarafından yapılmadığı, ikili ilişkiler üzerine tanzim edildiğinin öğrenildiği ve akabinde de davacının 22.08.2013 tarihinde iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda dosya içeriğine göre feshe konu davacı eylemleri ile ilgili soruşturmanın 19.08.2013 tarihinde tamamlandığı, soruşturma nedeniyle sürenin işlemediği, bu nedenle 22.08.2013 tarihinde yapılan feshin süresi içinde olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki karar gerekçesi yerinde değildir. Davacının eylemleri güven sarsıcı olup doğruluk ve bağlılığa uymadığından işveren feshinin haklı nedene dayandığı ve fesih hakkının 6 iş günlük hak düşürücü sürede yapıldığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yanılgılı değerlendirmeyle kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.