Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/8869 E. 2017/3160 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8869
KARAR NO : 2017/3160
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının işyeri devri konusunda devir sözleşmesi imzaladığını, devir karşılığında davalının 60.000 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, işyerinin davalıya devredilmesine karşın davalının ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında devir sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede belirtildiği üzere bir kısım ödemelerin yapıldığını, davacının franchising veren firmaya olan borçlarının da müvekkili tarafından ödendiğini, davacının sözleşmede belirtilen miktardan daha fazla borcu çıktığını, devir işlemlerinin yapılabilmesi için borçlarının müvekkil tarafından kapatıldığını, toplam 85.188 TL ödeme yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki 03/02/2010 tarihli iş yeri işletme ve devir sözleşmesi gereğince davalının ödeyecek olduğu toplam devir bedeli 60.000,00 TL olup, uzman bilirkişinin davalı tarafından yapılan ödeme miktarının 62.767,98 TL olarak tespit edildiği, bu durum karşısında davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 03.02.2010 tarihli işletme devir sözleşmesi imzalandığına ilişkin uyşmazlık bulunmamaktadır. Devir alınan işletme dava dışı ” franchising” işletmesidir. Sözleşmede devir bedeli 60.000 TL olarak belirlenmiş, bu bedelin 15.000 TL’sinin dava dışı franchising şirketine davacının borcuna karşılık ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bunun dışında 3. kişiye ödeme yapılması konusunda bir kayıt olmamasına karşın mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava dışı franchising şirketine davacı adına ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşme dışı 3. kişiye karşı davalı tarafından bir ödeme yapılmış ise bunun takas talebi olarak değerlendirilip incelenmesi gerekir. Hal böyle olunca dava dışı franchising şirketinin ticari kayıtları incelenerek işletme devir tarihinde davacının franchising şirketine kira borcu olup olmadığı ve bu borcun davalı tarafından ödenip ödenmediği araştırılarak toplam satış bedeline karşı ne kadar ödeme yapıldığı belirlenip alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.