Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/17098 E. 2017/19288 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17098
KARAR NO : 2017/19288
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, fazla mesai ile hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapılıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla mesai yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; davacı davalı iş yerinde şoför olarak çalıştığı davacının günlük çalışmasının yaz mevsiminde 08.30-17.30 saatleri arası normal mesainin yapıldığı 17.30’dan sonrasındaki çalışmaların fazla mesai olduğu, kış mevsiminde ise 08.00-17.00 saatleri arasında normal mesainin yapıldığı 17.00’den sonrasındaki çalışmaların fazla mesai olduğu belirtilerek tüm dönemler için günlük fiili çalışmanın en fazla 14 saat olabileceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai alacakları; dosyada mevcut olan taşıt görev emirlerine göre, yazılı olan dönemler ve de belirtilen saatler esas alınarak, hesaplanmış ise de; iş bu belgeler başlangıç ve bitiş saati içermektedir. Bu durumda öncelikle davacının taşıt emirlerinde yer alan yazılı saatler arasında, günlük ve haftalık çalışma saatlerinin belirlenmesi, sonrasında da yasal çalışma sürelerine göre fazla çalışma sürelerinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı 12/02/2009 tarihine kadar Türkiye Orman İş Sendikasına 5.3.2009 tarihi itibariyle de Öz Orman İş Sendikasına üye olmuştur. Davacının fazla mesai alacaklarının Öz Orman İş Sendika ile yapılan toplu iş sözlemesindeki ilgili maddeler esas alınarak hesaplandığı sabittir. Ancak dosyada davalının Türkiye Orman İş Sendikası ile imzalamış olduğu Toplu İş Sözleşmesinin bulunmadığı yalnız Öz Orman İş Sendikasının Toplu İş Sözleşmelerinin bulunduğu görülmüştür. Davalı işyerindeki fazla mesai uygulamasının, her iki sendika ile yapılmış olan tüm toplu iş sözleşmelerindeki, her yıl için yapılan sözleşmelerde aynı içerikte olup olmadığı, araştırılarak sonucuna göre fazla mesai hesap edilmesi gerekirken tüm dönemler için ortak hesaplama yapılması hatalıdır.
4- Davacı tarafından, bilirkişi raporu doğrultusunda 14/11/2014 tarihinde ıslah edilerek talebin arttırıldığı görülmüştür. Davalıya 26/01/2015 tarihinde ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği görülmekle davalı 28/01/2015’te ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defi’nde bulunduğunu ileri sürmektedir. Ancak dosyada buna ilişkin dilekçe yer almamakla beraber mahkemece kabul edilen hesaplamalarda da dava zamanaşımının esas alındığı ıslaha ilişkin değerlendirme yapılamadığı anlaşılmıştır. Davalının tarih bildirmek suretiyle zamanaşımı definde bulunduğu iddiasının araştırılması, varsa belirtilen tarihte verdiğine dair dilekçe örneğinin sunulmasının istenerek elde edilen sonuca göre mahkemece yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 26/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.