YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9361
KARAR NO : 2017/3148
KARAR TARİHİ : 19.04.2017
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kredi sözleşmesine dayalı olarak davalıya karşı başlatmış oldukları ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borçtan, dava dışı asıl borçlu ile birlikte imzaladıkları genel kredi sözleşmesindeki kefalet miktarınca sorumlu olduğunu, dava dışı asıl borçlunun asıl kredi sözleşmesinden sonra imzalamış olduğu kredi limitinin arttırılmasına dair sözleşmede müvekkilinin imzası bulunmadığı için limit arttırım sözleşmesi sebebiyle oluşan borçtan müvekkilinin sorumlu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının limit arttırım sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunmaması sebebiyle ancak asıl kredi sözleşmesinden kaynaklanan kısım için sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 18.03.2011 tarihli genel kredi çerçeve sözleşmesi imzalanmış ve davalı da bu sözleşmeye 25.000 TL limit ile kefil olmuştur. Sözleşme limitinin arttırılması yeni bir sözleşme anlamında olmayıp kredi borçlusunun kredi limitinin yükseltilmesine ilişkindir. Diğer yandan çerçeve sözleşme kapsamında değişik isimler altında kredi kullandırılması, kullandırılan kredilerin ayrı bir sözleşme ile kullandırıldığı anlamına da gelmez. Bu durumda çerçeve sözleşme kapsamında kullandırılan krediden kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olduğu gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.