YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8291
KARAR NO : 2017/480
KARAR TARİHİ : 25.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı asil … ile davalı vek. Av. …’nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarafların çeltik üretiminde kullanılacak ilaçlama makinesi alımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin banka havalesi ile ödemeler yapmasına rağmen davalının makineyi teslim etmediğini, keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek 30.000 USD ve 6.000 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bir yıllık sürede davanın açılmadığını, davacıyı … çeltik fabrikalarını ve çeltik kurutma sistemlerini incelemeye götürdüğünü, bu konuda müvekkilinin davacıya danışmanlık hizmeti verdiğini ayrıca davacıya zaman zaman borç para verdiğini, davacının banka havaleleri ile bu borçlarını ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olup, 18.07.2011 tarihli ihtarname ile alacağın muaacel hale geldiği, 13.09.2011 tarihli icra takibi ile zamanaşımı süresinin durduğu, 21.12.2012 tarihinde icra dosyasının takipten kaldırılması ile bu sürenin başladığı ve dava tarihi olan 17.03.2014 tarihinde alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karara verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava taraflar arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146.(818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125.) maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi 10 yıl olduğu gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.