YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12579
KARAR NO : 2017/5927
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/06/2014 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava hakaret, tehdit, yaralama nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece kısmen kabul kararı verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kira ile ilgili sorundan dolayı davalı ile arasında tartışma çıktığını, ceza yargılamasında davalının hakaret ve tehdit suçlarından beraat ettiğini ancak yaralama suçundan ceza aldığını belirterek kendisinin yaralama filiine maruz kalması nedeniyle uğradığı manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olayın oluş şekli , olay tarihi, yaralama derecesi, paranın alım gücü nazara alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.