YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18771
KARAR NO : 2017/24315
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.Davalı vekili, davacı işçinin istifa dilekçesi sunmak suretiyle haklı sebep olmadan iş sözleşmesini feshettiğini, dava konusu alacak taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda, Mahkemece, davacı işçinin fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e maddesi uyarınca haklı sebeple feshettiği kabul edilerek, kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmış ise de; davalı işverence dosyaya sunulan 06/06/2011 tarihli istifa dilekçesinin dikkate alınmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Dosyaya sunulan 06/06/2011 tarihli dilekçede, davacı işçinin, işyerinden şahsi gerekçelerle ayrılmak istediği yazılıdır. Davacı vekilince, dilekçede yer alan imzanın davacıya ait olmadığı ileri sürülerek imza itirazında bulunulmuştur. Mahkemece ise, imzaya itiraz doğrultusunda bir inceleme yaptırılmamıştır. Bu halde, öncelikle, dilekçe altındaki imzanın davacı işçiye ait olup olmadığı noktasında gerekli inceleme yapılmalı ve bu suretle dilekçenin geçerli olup olmadığı belirlenmelidir.Diğer taraftan, dilekçe altındaki imzanın davacıya ait olduğunun belirlenmesi ihtimalinde; dilekçe içeriğinde işyerinden ayrılma sebebi olarak, “şahsi gerekçeler” ifadesi yazılmış olup, bu açık ifadenin haklı fesih iddiasını içerdiği söylenemez. Fesih bildiriminde gösterilen fesih sebebi ile bağlılık kuralının esas alınması gereklidir. Kaldı ki, davacı tarafın, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmiş olduğu yönünde bir iddiası yoktur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen “taraflarca getirilme ilkesi” uyarınca, Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakimin, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alması mümkün değildir. Mahkemece, bu hususların nazara alınmaması da hatalıdır.
Yukarı yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.