Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/43101 E. 2017/29539 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43101
KARAR NO : 2017/29539
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile davalı işverene ait işyerinde çalışmakta iken, iş sözleşmesinin sürenin bitiminden önce feshi sebebiyle fesih işleminin geçersiz olduğuna dair … 3. İdare Mahkemesi’nde 2008/1648 esasına kayıtlı davayı açtığını, mahkemece Kurum işleminin iptali ile mahrum kalının parasal hakların dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiğini, ancak davacıya eksik ödeme yapıldığını, ayrıca davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan görev tazminatı ve diğer sosyal haklarının da ödenmesi gerektiğini beyanla, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı,eksik ücret alacağı,görev tazminatı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, … Teşkilat Müdürü olarak görev yapan davacının belirli süreli iş sözleşmesinin feshine dair 25/11/2005 tarihli işlemin iptali istemi ile açtığı davada davanın kabulüne karar verildiğini, 28/12/2009 tarihli mahkeme kararı ile aynı zamanda davacının yoksun kaldığı parasal hakların iadesine de karar verildiğini, bu kararın tebliği üzerine davacıya 70.836,06 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu ödeme yapılırken, davacının … aldığı 26.095,54 TL tutarındaki emekli aylığının düşüldüğünü, davacıya eksik ödenen ücret bulunmadığı gibi, fesih tarihi ile karar tarihi arasındaki ücretlerin dahi faizi ile birlikte ödendiğini, kapsam dışı statüde bulunan davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın Dairemizin 22.09.2016 tarihli ilamı ile, yıllık izin ücreti talebinin zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle reddi gerektiği, ayrıca davacının akdi ikramiye ve ilave tediye ile görev tazminatı ve toplu iş sözleşmesi alacaklarına dair taleplerinin kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırmanın eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı, dosya içerisinde bulunan banka dekontu, tahakkuk müzekkeresi ve eklerine göre davacı adına 15.03.2010 tarihinde bu alacaklara ilişkin olarak ödeme yapıldığı, yapılan ödeme değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dosya kapsamına göre … Genel Müdürü olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin feshi üzerine bu işlemin iptali talebi ile açmış olduğu davada, davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihi olan 28.12.2005 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, davalı Kurumun bu karara istinaden davacıya davacıya ödeme yaptığı, 15.03.2010 tarihli yazısı ile de hesaplamaya dair açıklamalar yaptığı sabittir. Mahkemece, bozma öncesinde iki farklı bilirkişiden rapor alındığı, bu raporlardan 09.10.2013 tarihli rapor ile 28.01.2014 tarihli ek bilirkişi raporlarının aynı bilirkişi, 27.05.2014 tarihli raporun ise farklı bir bilirkişi tarafından düzenlendiği, mahkemece bu sonuncu rapora itibar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece verilen kararın, Dairemizce davalı tarafça yapılan ödemelerin değerlendirilmediği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Mahkemece bozma öncesinde 09.10.2013 tarihli ve 28.01.2014 tarihli ek bilirkişi raporlarına itibar edilmediği halde, bozma sonrasında dosyanın bu raporları düzenleyen bilirkişiye verilmesi isabetli olmamıştır. Bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi bilirkişi raporu, bozma kapsamına uygun olmayıp, hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla, öncelikle tüm dosya kapsamı ve bozma kararı çerçevesinde, davacının alacaklarının tespiti ile davalı tarafça yapılan ödemelerin değerlendirilmesi açısından dosyanın alanında uzman mali müşavir bilirkişiye verilerek rapor alınmalıdır. Davacının alacağı bulunup bulunmadığı konusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu alındıktan sonra, toplanan tüm delillere göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.