Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8798 E. 2017/23797 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8798
KARAR NO : 2017/23797
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının müvekkil firmanın bünyesinde 30.04.2013 günü işe başladığını, 07.05.2013 tarihinde kendisine 132.500,00 TL ödünç para verildiğini, bu bedelin kendisine ev almak, ihtiyaçlarını karşılamak üzere ödendiğini, davalının müvekkil firmaya çalışma süresi içinde 8.000,00 TL ödeme yaptığını, iş akdi son bulduktan sonra ödemesinin olmadığını, kendisine ihtarname çekilerek 124.500,00 TL nin ödenmesinin istendiğini, fakat davalının noterden çekilen ihtarla talebe itiraz ettiğini, davalıya İcra Dairesinin 2013/12106 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, fakat süresi içinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkilinin iş akdinin davacı firma tarafından haksız yere feshedildiğini, müvekkiline verilen paranın transfer ücreti mahiyetinde olduğunu, transfer ücretinin ise yapılan bir işin karşılığı olmayıp transferi gerçekleştirmek isteyen işverenle işçi arasında işçinin geçmişteki başarılarına ve gelecekteki işyerine yapacağı katkı göz önünde tutularak taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan bir borç olduğunu, işçinin kararlaştırılan süreden önce işyerinden ayrılması halinde dahi transfer ücretinin tam olarak ödenmesi gerektiğini, davalının Kayseri’deki işinden istifa ederek 2 gün sonra İzmir’deki davacı firmada işe başlaması, işin başında bu paranın ödenmesi, muhasebe kayıtlarına bu paranın avans olarak kaydedilmesi, davalının maaşının kuruma 10.000,00 TL üzerinden bildirilmemesi, sözleşmede iş akdinin davacı işveren firma tarafından haksız yere feshi halinde paranın iade edileceğine dair bir kaydın bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde bu paranın transfer ücreti olduğunun açıkça anlaşılacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere dayanılarak, dava konusu alacağın cezai şart olarak nitelendirilmesi gerektiği ve fesih şekline göre davacı işveren tarafın bir alacağının bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dava, sözleşme kapsamında verilen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin özel şartlar bölümünde davalı işçi …’ya işe başlama aşamasında 132.500,00 TL ödünç para verildiğinin yazılı olduğu ve maaşından her ay 4.000,00 TL kesilerek geri ödeneceğinin düzenlendiği, ancak aynı metnin 5 nolu bendinde davalı işçinin borç olarak aldığı bedelin ödemesi bitmeden iş akdini feshetmesi halinde bedelin 1,5 katı cezai şart düzenlemesinin bulunduğu, 6. bendinde ise iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle (İş Kanunun 25/2. maddesi) feshetmesi halinde kalan kısım borcunu her koşulda işverene %20 faizi ile birlikte ödeyeceğinin düzenlendiği, tüm bu düzenlenmelere göre davacı işveren lehine konulan cezai şartın aynı metinde açıkça yazılmasa dahi davalı işçi lehine de konulduğu yönünde yorum yapılacağı, keza yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre cezai şartın ancak karşılıklı olarak düzenlenmesi halinde geçerli kabul edileceği ve yapılan tespitler doğrultusunda işveren lehine konulan cezai şartın aynı şekilde işçi lehine de uygulanması gerektiği bu bağlamda iş akdinin davacı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2. maddesi doğrultusunda haklı sebeple feshedilmediği, aynı yasanın 17. maddesine göre fesih yapıldığı, iş sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 6. bendinin bu suretle uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı işçinin pozisyonuna göre lehine cezai şart konulduğu yönünde yorum yapılmasının da hakkaniyete uygun olacağı sonuç itibari ile takibe konu alacağın taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi doğrultusunda cezai şart olarak nitelendirilmesi gerektiği ve fesih şekline göre davacı işveren tarafın bir alacağının bulunmadığı kanaatiyle, davalı işçinin aleyhine başlatılan takibe yapmış olduğu itirazın usul ve yasaya uygun olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu davada çözümlenmesi gereken hususun, bakiye alacağın niteliği konusunda olduğu görülmekte, davada dayanılan ve taraflarca 07.05.2013 tarihinde akdedilen sözleşmenin “Özel Şartlar” başlıklı bölümünün hukuki tanım ve yorumunda toplanmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Bir sözleşmenin niteliğini, yazılışı ve taşıdığı hükümler tayin eder. Yorum, bir irade beyanının manasının tespitidir. Davacı tarafça dava konusu edilen paranın ödünç para niteliğinde olduğu ve bu nedenle iadesinin gerektiğinin iddia edildiği, davalı tarafça da bu paranın niteliğinin transfer parası olarak verildiğinden iadesinin söz konusu olamayacağının kabulünün yerinde olacağının belirtildiği, mahkeme kabulüne göre ise bakiye alacağın niteliğinin cezai şart olduğunun değerlendirilmesi ile davanın reddi yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı işçi …’ya 132.500,00 TL ödünç para verildiğinin yazılı olduğu ve maaşından her ay 4.000,00 TL kesilerek geri ödeneceğinin düzenlendiği, ancak aynı metnin 5 nolu bendinde davalı işçinin borç olarak aldığı bedelin ödemesi bitmeden iş akdini feshetmesi halinde bedelin 1,5 katı cezai şart düzenlemesinin bulunduğu, 6. bendinde ise iş akdinin işveren tarafından haklı nedenle feshedilmesi halinde kalan kısım borcunu her koşulda işverene ödeneceği ancak bu meblağında %20 faizi ile birlikte ödeyeceğinin düzenlendiği, transfer ücreti olarak verilen bir parada geri ödeme söz konusu olmayacağı ancak davalının çalıştığı dönemde bu kesintinin maaşından yapılarak kalan kısım için icra takibine başlandığı, dosyaya sunulan imzalı Mayıs 2013 bordrosunda da sözleşmede her ay kesinti yapılacak meblağ olarak kararlaştırılan 4.000,00 TL’ nin avans olarak kesildiği, sözleşmedeki imzanın inkar edilmediği hususları dikkate alınınca paranın niteliğinin “ödünç para” olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.