Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/10632 E. 2015/12636 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10632
KARAR NO : 2015/12636
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, hakkındaki koruma kararı kaldırılan … tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava 2828 sayılı Yasa uyarınca alınan korunma kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2828 sayılı Yasa uyarınca alınmış olan koruma kararının kaldırılmasına yönelik istek korunma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgilidir. Bu nedenle davanın, hakkında korunma kararı alınmış olan çocuğa, ergin değilse yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi, onların da göstereceği deliller varsa toplanıp sözü edilen Yasanın 24. ve müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden eksik hasım ve incelemeyle hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 15.06.2015 (Pzt.)

KARŞI OY YAZISI

Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması, alınmış olan tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması, esas itibarıyla “çekişmesiz yargı” işidir (6100 s.HMK. m. 382/2-b-18). Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirler. (HMK. m. 387) 6100 sayılı Kanunun “istinaf kanun yoluna” ilişkin hükümleri, bu denetimi yapacak olan Bölge Adliye Mahkemeleri henüz kurulmadığı için uygulanamaz haldedir. Bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen Geçici 3. madde gereğince, 1086 sayılı Kanunun “temyize ilişkin hükümlerinin” uygulanmasına devam olunacağına göre, çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı kanun yolu “temyizdir” Bu bakımdan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunda bir duraksama ve bu hususta sayın çoğunlukla bir görüş ayrılığı yoktur. Ne var ki, dava açmakta olduğu gibi, kanun yoluna başvurmada da, bu yola başvuranın korunmaya değer hukuki yararı bulunmalıdır. İlgilinin kararı temyiz etmekle elde etmek istediği sonuç, kamu kurumlarında istihdam olanağı elde etmektir. Çünkü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 25.2.1988 tarihli 3413 sayılı Kanunla ilave edilen Ek 1. madde; reşit oluncaya kadar kuruma bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların kamu kurum ve kuruluşlarına kurum vasıtasıyla iş başvurusunda bulunacaklarını hükme bağlamıştır. Bu Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkartılan ve 2.3.1995 tarihli 22218 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan “Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Tüzük” hükümlerine göre, “hakkında korunma kararı alınmış olup da, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların, kamu kurum ve kuruluşlarına iş başvurusunda bulunmaları kurum aracılığıyla” mümkündür (Tüzük m. 7). Tüzük, başvuru sahibinin geçmişte bir sosyal hizmet kuruluşunda kaldığının ve korunduğunun belgelenememesi halinde, bu hususu tespit eden bir mahkeme kararı aramaktadır ( m. 7). İlgili, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşunda kaldığını belgelendiremediğine göre, bu hususun tespiti için mahkemeden karar alabilir. Başka bir ifade ile ilgili, temyiz etmekle elde etmek istediği sonuca, tespit davası açmak suretiyle ulaşabilir. Verilen kaldırma kararı, kurumun başvuru üzerine “hasımsız” olarak evrak üzerinde alındığına göre, temyiz eden bakımından “kesin hüküm” kuvveti yoktur ve temyiz edeni bağlayıcı nitelikte de değildir. Hükmü temyiz edenin, böyle bir tespit davası açma imkanı olduğuna göre, kararı temyiz etmekte hukuki yararı yok demektir. Bu bakımdan, temyiz talebinin, hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak edemiyorum. 15.6.2015