YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21399
KARAR NO : 2015/6295
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60’ar TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere maddi ve manevi tazminat bakımından oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 01.04.2015 (Çrş.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Boşanmaya bağlı, boşanmanın eki (fer’isi) niteliğinde olan maddi ve manevi tazminat, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi kapsamında değildir. Dolayısıyla bu talepler “iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi” yasağına takılmaksızın ve bu yasak başladıktan sonra da, diğer tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın boşanma davasında, davanın yerel mahkemedeki tahkikatı sona erinceye kadar yazılı ve sözlü olarak ileri sürülebilir. Yeter ki, sonradan ileri sürülmüş olması durumunda bu talepler bakımından diğer tarafa savunma hakkı tanınmış bulunsun. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu, bu talepleri, iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi kapsamına dahil eden bir düzenleme getirmemiştir. Bu Yasanın, 1086 sayılı Yasadan bu alanda ayrıldığı nokta, iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağının başlamasını, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesine kadar öteye taşımış olmasıdır (HMK m.141). Yoksa boşanmanın eki niteliğindeki bu talepleri iddia ve savunma kapsamına alan bir düzenleme bu Yasada mevcut değildir. Boşanma kararı verilmesine bağlı, onun eki niteliğindeki bu taleplerin, aynı dava içinde çözümlenmesi, bu hususta ayrı bir dava açılmasına ve gider yapılmasına sebebiyet verilmemesi, usul ekonomisine de uygundur. O bakımdan, yerel mahkemenin, toplanan deliller çerçevesinde bu taleplerin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, bu talepleri “iddia ve savunma kapsamında” kabul eden yerel mahkeme ve bunu “uygun” bulan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.