YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23203
KARAR NO : 2017/26330
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-birleşen dosya davalısı şirket vekili, davalı işçinin haklı sebebe dayanmadan devamsızlık yaptığını belirterek ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Davalı-birleşen dosya davacısı işçi vekili, birleşen dava ile, onbeş yıl sigortalılık ve üçbin altıyüz gün prim ödeme gün sayısını doldurması sebebi ile iş sözleşmesini feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiş, asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı-birleşen dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl davaya yönelik temyiz istemi yönünden,
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre, davacı şirket tarafından açılan davanın konusu olan 1.923,60 TL ihbar tazminatı karar tarihi itibari ile 2.080,00 TL olan temyiz kesinlik sınırı kapsamında kalmaktadır. Davacı şirket vekilinin, asıl davaya yönelik temyiz isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427, 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-birleşen dosya davalısı şirket vekilinin, birleşen davaya ilişkin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
3-4857 Sayılı İş Kanunu’nun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 Sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin on birinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda, emekliliğe ilişkin belgenin davalı işverene 29/11/2014 tarihinde tebliğ edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Birleşen dosya davacısı işçi vekili, kıdem tazminatına anılan tarihten itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir. Bu durumda birleşen dava ile hüküm altına alınan kıdem tazminatına 29.11.2014 tarihi yerine, fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının, birleşen davaya ilişkin iki numaralı bendinin kıdem tazminatına ilişkin “A” alt bendindeki “fesih tarihi olan 03/11/2014” ifadesinin çıkartılmasına, yerine “29/11/2014” tarihinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.