Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/16072 E. 2017/3328 K. 25.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16072
KARAR NO : 2017/3328
KARAR TARİHİ : 25.04.2017

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 13/11/2003 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını ve davalıya ait taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 15 yıl süreli 14/11/2018 tarihine kadar geçerli intifa hakkı tesis edildiğini, taraflar arasında imzalanan 13/11/2003 tarihli protokol ve 13/11/2008 tarihli yatırım protokolü uyarınca intifa hakkının süresi sonuna kadar ifa edileceği inancıyla ve intifa süresi boyunca istasyonun bakım onarım tadilat ve tamiratına katkıda bulunmak amacıyla davalıya 270.000 USD ödendiğini, ancak taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca 18/09/2010 tarihinde sona erdiğini, intifa hakkının kullanılamayacak olan 18/09/2010 tarihi ile 14/11/2018 tarihi arasındaki kısmına tekabul edecek istasyonun bakım onarım tadilat ve tamiratına katkıda bulunmak amacıyla yapılan ödemelerin iadesinin gerektiğini, bu hususta açılan ilk davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek kıstelyevm usulü ve denkleştirici adalet prensibi uyarınca hesaplanmış 278.710,57 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 15 yıllık intifa sözleşmesini imzaladığı anda esasen …. Kurulunun 2002/2 sayılı kararında dikey anlaşmalarda 5 yıllık grup muafiyetini bildiğini, buna rağmen 15 yıllık intifa sözleşmesi imzaladığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, kendi kusuruna dayanarak hak iddia etmesinin mümkün olmadığını müvekilinin davalı tarafça ödenen meblağı istasyon için harcayarak tükettiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olması halinde elinde kalanı vermekle iade borcundan kurtulacağını, davacının ödemiş olduğu istasyonun bakım onarım tadilat ve tamiratına katkı bedellerinin müvekkili tarafından harcanarak tüketildiğini bildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, …. Kurulu kararına göre sözleşme başlangıcı 2005 yılından önce ise süresi ne olursa olsun 18/09/2010 tarihinde sözleşmenin sona ereceği, taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin tarihinin 13/11/2003 tarihi olduğu, tarafların daha sonra 13/11/2008 tarihinde tekrar bayilik sözleşmesi imzaladığı, 2008 tarihli sözleşmenin 2003 tarihli sözleşmenin devamı kabul edilmesi halinde sözleşme tarihi 2005 tarihinden önceye ait olduğundan süre 18/09/2010 tarihinde kendiliğinden sona ereceği, oysa davacının sözleşmeyi …. 2. Noterliği’nin 01/03/2010 tarihli ihtarnamesi ile 18/09/2010 tarihinden önce feshettiği, daha sonra yapılan sözleşmenin ilk sözleşmenin devamı olarak görülmemesi halinde ise davacının sözleşmede kararlaştırılan fesih ihtar koşuluna uymadan sözleşmeyi 5 yıldan evvel feshetmiş bulunduğundan …. Kurulu kararına dayanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.