Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2014/10108 E. 2018/208 K. 18.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10108
KARAR NO : 2018/208
KARAR TARİHİ : 18.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik, tehdit
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre; bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmemiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu anlaşılmakla, yargılama aşamasındaki katılma isteği 18/02/2010 tarihli celsede reddedilen ancak sanıklara isnat edilen tefecilik suçundan zarar gördüğü anlaşılan şikayetçi Salih Salgıncı’nın öğrenme üzerine gerçekleşen temyiz isteminin süresinde yapıldığı ve dilekçe içeriğine göre davaya katılma iradesini ortaya koyduğu da gözetilerek katılma isteminin CMK’nın 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
İddianame ve dosya içeriğindeki beyan dilekçelerinden, sanıkların iştirak iradesi ile kazanç elde etme amacıyla borç para verdikleri ve mağdur …’i tehdit ederek mağdura ait taşınmaz üzerine ipotek konulmasını sağlayarak taşınmazın sanık …’a ihale edilmesini sağladıkları iddiası karşısında, iddianamede tehdit olarak nitelenen eylemlerin sübutu halinde yağma suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, delillerin birlikte takdir edilmesi bakımından tefecilik suçundan açılan davanın da birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden,
Ayrıca sanıklar hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, CMK’nın 260/1.
-2-
maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçun mağduru olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK’nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, müşteki Hazine vekili ile katılanlar… Salgıncı ve … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/11. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.