YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16287
KARAR NO : 2017/3029
KARAR TARİHİ : 13.04.2017
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili gelmiş olduğundan hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka tarafından takibe konulan 63.000,00 TL bedelli bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine ve % 20 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 oranında tazminat istemiştir.
Mahkemece, benimsenen 04.04.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu senetteki borçlu imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, imza sahteliği iddiasının mutlak def’i olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, bononun ciro yolu ile hamili olan bankanın takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davaya konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.