YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9128
KARAR NO : 2017/23759
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bünyesinde vardiya müdürü olarak çalıştığını, İş Kurumuna yaptığı şikayet sonrası yapılan denetimde kanuni sürelerin üzerinde çalıştırıldığının tespit edildiğini belirterek fazla mesai ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 13. maddesi gereğince fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğunu, davacının kendi mesaisini kendisinin belirlediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, mahkeme hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş sözleşmesinin 13. maddesi gereğince fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki düzenleme, aksi kanıtlanamayan Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi raporunda yapılan parmak izi okutma sistemi sonuçlarına göre, davacının yıllık 270 saatin üzerinde ve ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığı belirtilmiştir.
Davacının 09/02/2011 tarihinde, işe girerken imzaladığı sözleşmenin 13. maddesinde fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğuna dair düzenleme bulunmaktadır. Ancak, dosya içerisinde yer alan 01/07/2012 tarihli sözleşmenin 16. maddesinde fazla mesainin İş Kanunu hükümlerine göre değerlendirileceğinin belirtildiği, aylık ücrete dahil olacağına dair düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.
Bu sebeple öncelikle taraflardan 01/07/2012 tarihli sözleşmeye karşı diyecekleri sorulmalıdır. Anılan sözleşmenin taraflardan sadır olduğunun anlaşılması durumunda, 01/07/2012 tarihi sonrası için yıllık ikiyüz yetmiş saat fazla mesainin ücrete dahil olduğuna ilişkin düzenlemeye yer verilmeden değerlendirme yapılmalıdır. Yine günlük çalışma sürelerinin hesaplanmasında esas alınan iş müfettişi raporu, talep konusu olan tüm çalışma süresini kapsamadığından, müfettiş raporunda tespit yapılmayan dönem bakımından, işe giriş çıkış saatlerine ilişkin parmak izi kayıtları temin edilip dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. 09/02/2011 tarihli sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde de davacının aylık ücretinin asgari ücretin %50 zamlı oranının üzerinde olması halinde 13. maddeye itibar edilebileceği gözetilerek sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.