Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/12916 E. 2017/995 K. 09.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12916
KARAR NO : 2017/995
KARAR TARİHİ : 09.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … gelmiş olduğundan hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki sebebiyle güvene dayalı olarak davalı tarafından müvekkiline imzalatılan belgenin üzerinde tahrifat yapılarak boş kısımları doldurulmak suretiyle 412.000,00 TL bedelli bono haline getirildiğini, oysa müvekkilinin davalıya böyle bir bono vermediği gibi borcu da olmadığını, davalı hakkında … C. Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek bononun iptaline ve bu bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 24.01.2012 tarihinde gider avansının süresi içinde yatırılmadığından bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine yönelik olarak verilen ilk karar Dairemizin 14.05.2014 gün, 2014/4463 esas ve 2014/9159 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının … ilinde davalı ile tanıştığı ve aralarında arkadaşlık ve güven ilişkisi oluştuğu, birlikte yabancı uyruklu kişilere taşınmaz satışı yapma konusunda anlaştıkları, bu amaçla davacının satın aldığı taşınmazları davalı … adına tescil ettirdiği, daha sonra bu taşınmazların satışından elde edilecek paraların davacıya verileceği ve davalının da komisyon alacağı konusunda anlaştıkları ve bu sebeple dava konusu bononun düzenlendiği, ancak davalının taşınmazların satışını yapmadığı gibi söz konusu bonoyu yeğeni …’a vererek doldurduğu “ev satışından sonra komisyon olarak ödenecektir” ibaresinin kesildiğinin bariz olarak Yargıtay incelemesinden de geçen 19.04.2010 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği, bu şekilde bono üzerinde tahrifat yapıldığının rapor edildiği, Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nce Ağır Ceza Mahkemesince alınan raporlar doğrultusunda verilen mahkumiyet hükümlerinde suçun sübutu noktasında bir bozma yapılmadığı, bu şekilde Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile bononun düzenlenmesinden sonra üzerinde tahrifat yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6098 sayılı TBK.’nın 74 (818 sayılı BK.’nın 53.) maddesi uyarınca ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı düşünülerek … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/295 E.-2012/210 K. sayılı kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.